harranajans
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Numan Aladağ - harranajans
Vicdan ve Hakka bağlılık‏
29 Kasım 2014 - 1038 okunma

Değerli okuyucular! Sohbetimizin konusu, vicdan ve hakka bağlılık hakkında olacaktır.

 Hz. Ali (r.a.) ''Haksızlık önünde eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.''
''Haksızlıklara baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar'' buyuruyor.
 
Mahatma Gandhi, ''Hakkını çabuk yoldan elde etmek için, karşı tarafa hakkını vermek gerekir.'' diyor
 
Dünyanın en huzurlu cimri insanı, yaşamı boyunca, edindiği dostlarını muhafaza eden vicdan sahibi insanıdır.
Bir insan için olsun, bir millet için olsun, memnuniyetsizlikler ilerlemeye doğru atılan ilk adımlardır. 
 
Ey Yüce Türk İslam alemi! İnsanız. Haksızlığı bazen en doğal bir hak saymaktan kurtulamayız ama, başkalarının en küçük haksızlıkları karşısında öfkelenmekten, acı acı şikayet etmekten uzak kalamayız.
 
yaradılışın etkisiyle her zaman başkalarının haklarını gözetmesini bilemeyen insan hakkına göz dikenlere düşman gibi bakmaktan nefsine hakim olamaz. Başkasına karşı reva gördüğü haksızlığa kendisi uğradığı zaman dert yanmaktan ve en çok haksız olduğu yerlerde bile hak iddia etmekten vaz geçemez.
İnsanı çoğu zaman haksızlığa sevk eden şey, bencilik ve cüzdan muhasebesine odaklanıp daima haklı görünmek arzusudur. Durmadan her yerde kendisini arayan, bulmaya çalışan insan başkalarına ancak görmek istediği yerde rastlayabilir.
 
Her zaman haksızlık yapabilecek bir yaradılışa ve yaşayışa sahip olan insan başkalarına, haklarından fedakakarlık yaptıkları nisbette yaklaşabilir. Her yerde bizim gibi ve bizim kadar hakkın peşinden koşanlar bir an bile yakınlığımızı tam olarak kazanamadan pervane gibi çevremizde dolaşırlar.
 
Bütün işlerimizde bize daima hak vermeyenler en haklı ve güçlü oldukları zamanlarda bile bizi haklarına gerektiği gibi inandıramazlar.
 
Modern psikolojiye, tahlili ruhiyata göre, insanların bütün aksiyonlarında hareket noktaları özvarlık görüşleridir. Başka bir deyişle, insan denen varlığın bütün aksiyonlarının değişmez ağırlık merkezi, varlığı hakkında iç dünyasında meydana gelmiş bulunan görüştür. Sosyal, politik ve diğer yaşam tarzlarını yaratan faktörlerin başında bu görüş gelmektedir.
 
Özvarlık duygusu insanlar arasındaki münasebetleri idare eden diğer hükümlerinde, hatta insan düşüncelerine objektif bir nitelik veren gerçeklik hükümlerinde bir mıknatıs rölünü oynar. Her şey özvarlık duygusuna göre değerlenen ve insanın iç dünyasında manyetik bir bölge meydana getiren hisler aleminde olumlu veya olumsuz bir sonuç kazanır. Alın yazısı dediğimiz şey çoğu zaman burada yazılır. Netice olarak, insan gerçek hüviyetine, kaderine burada ulaşır. 
 
Duygular dünyası, insanın dış dünya, sosyal dünya ile kurduğu münasebetlerle şekillenir. Dış dünyanın düşüncelerine göre bir önem kazanır.
 
İnsan bütün tepkilerini dış dünyanın etkilerine göre ayarlar. Her yerde ve daima özvarlığını bir hareket noktası, değer ölçüsü olarak kullanır. Başkalarına, taşıdığına inandığı değerler kadar bir değer vermek arzusunu duyar. İnsanın, vicdan muhasebesi yaparak geçmişten günümüze kadar bugün de aynı duygu ve düşünceler nispetinde başkalarının sevebilmesinin, saadetini kaybetmekten ürktüğü nispette başkalarının saadetini diliyebilmesinin, faydalandığı nimetlerden, haklardan mahrumiyet korkusu nispetinde başkalarının haklarına saygı göstermek arzusunu duymasının, kaybedecek bir şeyleri bulunmadığı zaman kendisinin zaman kaybına uğramasının sebebi budur. Vicdan muhasebesi yaparak, bilinç altında yaşanan bu hayat tarzıdır.
 
İnsan hayatının ilk ve doğal çevresi aile ocağıdır. İnsan yaşam çıraklığını burada öğrenir. İnsanın gelecekteki şahsiyet tipinin özü burada meydana gelir. İnsan özvarlığına ilk defa burada bağlanır. Başkalarını burada sevmeye alışır. Başkalarından uzaklaşmak arzusunu burada duyar. Bu çağda zayıf olduğu için kuvvetliler karşısında boyun eğer. Savunamadığı için haklarından mahrum kalır. Bu şartlar içinde yetişen insan büyüdüğü zaman karşısında eğileceklerin sayılarını arttırmaktan, arttırmak arzusunu duymaktan ve zayıfları haklarından mahrum etmekten kolay kolay uzak kalamaz. İnsanın doğduğu gibi değil, gelişme çağlarında yaşatıldığı gibi yaşamak ve yaşatmak imkanlarını kazanan bir varlıktır. 
 
Cenab-ı Allah, Yüce Türk İslam alemini, hayırlı işlerde muvaffak ve şifasını mahrum etmeyen kullarından .
 
Vatan şehitlerini, T. C.'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü, okuyucularımızın atalarını rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hastalara acil şifalar dileriz.

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Numan Aladağ Diğer Yazıları

24 Ekim 2016 - Borneo Adasından Gençlik sırları
20 Haziran 2016 - Zulüm ve Sonuçları‏
05 Şubat 2016 - Cumhuriyetin kuruluşu ile atılan Milli temel‏
28 Ocak 2016 - İmanın Şifalı Armağanları‏
26 Ocak 2016 - Şifalı Armağanlar
04 Ocak 2016 - Nezleli Bronşitte pratik çözüm‏
13 Aralık 2015 - Prostat İçin Şifalı Armağanlar
08 Eylül 2015 - 1 Kasım'ın Stratejik Önemi‏
02 Ağustos 2015 - Milli Temel ve sorumluluk‏
24 Temmuz 2015 - Astım hastalığı kader olmasın‏
21 Temmuz 2015 - Sinüzit hastalığına şifa
15 Temmuz 2015 - Bayramınız Bayram Olsun‏
11 Haziran 2015 - SEN ÜNLEM...‏
18 Nisan 2015 - Recep ayının fazileti‏
15 Nisan 2015 - Elazığ-Şanlıurfa da kararlılık‏
09 Nisan 2015 - Zulüm Sadece Kırbaçla Olmaz‏
03 Nisan 2015 - Barsak İltihabı-Kolit Tedavisi‏
16 Mart 2015 - 18 Mart Zaferi ve küresel gerçek‏
11 Mart 2015 - 23-63 Ekseninde Ermenile
23 Aralık 2014 - Dengeli yaşam‏
05 Aralık 2014 - Jet hızı ile sonradan görmeler‏
27 Kasım 2014 - Bronşit için Şifalı Armağanlar‏
25 Ekim 2014 - Güzellik Reçeteleri
08 Ekim 2014 - ''Sağlık da Denge Ekmekle Başlar''‏
24 Eylül 2014 - Milli Beraberliğiniz İlacınız Olsun‏
13 Eylül 2014 - Seçim borsası nasıl kazandırıyor?‏
05 Eylül 2014 - Düşüncenin ana dokusu ve eğitim‏
26 Ağustos 2014 - Borneo Arasından şifalı armağanlar‏
22 Ağustos 2014 - Allah korkusu ve sorumluluk
20 Ağustos 2014 - Şeker Hastalığı ve E vitamini‏
14 Ağustos 2014 - Raf Terörü İş Başında Maliye seyir halinde‏
09 Ağustos 2014 - Vatana Bağlılık‏
07 Ağustos 2014 - Ekmeğimize Dikkat!‏
03 Ağustos 2014 - MUTLULUK PEHRİZİ
26 Temmuz 2014 - Mü'minlerin Bayramı‏
21 Temmuz 2014 - Ramazan Mevsimine Veda Ederken‏
17 Temmuz 2014 - İslamiyete göre İdarecilik‏
01 Temmuz 2014 - Allah'ın Emirlerine İtaat‏
27 Haziran 2014 - Teravih namazı ve sağlığımız
22 Haziran 2014 - Ramazan Mevsimi ve Huzurumuz‏
09 Haziran 2014 - Ey Türk Gençliği!
04 Haziran 2014 - Fırat ve HBB'nin önemi
30 Mayıs 2014 - sabır ve dedikodu psikolojisi
28 Mayıs 2014 - Prostat tedavisi ve yaz sezonu
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
En Çok Okunan
Sayfalar
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Radyo

Takvim
Bugünkü Gazeteler
Facebook Beğen

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Anasayfa | Sohbet Odasi
CH