harranajans
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Numan Aladağ - harranajans
Jet hızı ile sonradan görmeler‏
05 Aralık 2014 - 1023 okunma

Değerli okuyucular! Cenab-ı Allah, cümle Yüce Tük İslam alemini Jet hızı ile sonradan görmelerin zulmünden muhafaza eylesin. Cuma'nız Mübarek, Allah'ın huzuru ve bereketi üzerinize olsun.
Hadis-i şerifler: 
1- ''Dinsizliğin sonu azap, haksızlığın sonu helaktır.''
2- ''Kim ki, üç şeyi küçük görürse üç şey kaybeder. Kim ki hakiki alimleri küçük görürse dini kaybeder, kim ki, akraba ve komşularını küçük görürse herkesten menfaat ve sevgiyi kaybeder. Ailesini küçük görür ise aile saadetini kaybeder.''
3- ''Bir kimse kendisni büyük, başkalarını küçük görürse,  Allah o kimseleri dünya ve ahirette hakir eder'' Hz. Muhammed (s.a.v.) ) buyuruyor.
 
Dünyanın her tarafından jet hızı ile zengin olan ve sonradan görme kimseler vardır. 12 Eylül 1980 den sonra, bazı kimseler taşıdıkları bazı özelliklerle kendilerini belli etmişlerdir. Allah korkusundan uzak ve cüzdan muhasebesine odaklı oldukları için, Allah korkusu olan, vicdan muhasebesi yapan insanlardan ayrılırlar.
 
Gerçekten, sonradan görmeler her zaman ve her yerde kendilerini göstermeğe, tanıtmaya çalışırlar. Daima fırsatlar arayarak, bularak kendilerini överler. Ailevi lüks yaşantılarını, maddi varlıklarını, her gün yaptıkları alış verişleri, sosyal yaşamlarını, çevresine duyurmak amacıyla, anlatırlar. Övülmekten, beğenilmekten fanatikçe hoşlanırlar. Bu tür insanlar, dün ne idim bugün ne oldum düşüncesinden mahrum oldukları için, başkalarını hiç beğenmezler. Bütün mukayeselerde kendilerini haklı çıkarırlar.
 
Rüzgar hangi yöne eserse oraya eğilmek, Yağmur nerede, tarla orada gibi, menfaatleri nerede varsa oraya koşarlar. Kendilerini, arzu ettikleri kadar kuvvetli, kudretli varlıklar halinde görürler. Toplumun genel kuralları ve usullerine göre faaliyet göstermekten hoşlanmazlar. Her yerde kendilerine bağlı insanlar ararlar. Babalarının ve dedelerinin diktikleri ağaçların meyvelerini yedikleri zaman, felaketlerle karşılaşmalarına rağmen, cüzdan muhasebesine odaklanma sevdasını sürdürmektedirler. Bir iş için sıraya girmeyi hazmedemeyip, öncelik isterler. Önemli kimseler olduklarını sözleriyle hareketleriyle anlatmak isterler.
 
Diğer taraftan, bu insanlar, asil görünmek kibar; nazik tanınmak için büyük gayret sarf ederler. Soylarını asil göstermeye çalışırlar. Ömründe yüz sayfa kitap okumadığı halde, bilgili, kültürlü, görgülü görünmek arzusunu duyarlar. Seçim ve atama ile belirli makamlara gelebilmek için, fanatikçe harcama yaparlar. Herkesten fazla son model araba, cep telefonu, giyim ve her türlü modayı takip etme sevdasında olurlar.
 
Sonradan görmeler, sosyal, ekonomik durumlar iyi olmayanları küçümserler. Ellerine fırsat geçtiği zaman, rüşvet alma ve verme ile her şeyin çözülebileceğine inanırlar. Bu inancı çevresine yaymaya çalışırlar. Kendilerini işleri, maddi varlık, makam ve mevkileri ile değerlendirirler.
 
Sonradan görmelerin, menfaat için veremeyecekleri taviz yoktur. Bu insanlar, ortaya çıkmalarında rol oynayan başlıca sebepler, bu insanların ekonomik ve sosyal durumlarında meydana gelen ani değişikliklerdir.
 
Birdenbire zengin olan, servete kavuşan, refaha ulaşan bazı kimseler bocalamaya başlarlar. Daha doğru ve yerinde bir söyleyişle, iki hayatı, geçmişteki yaşamları, varlıkları ile şimdiki yaşamlarını, varlıklarını bir arada beraberce, aynı anda idrak ederler. Geçmişte ne idik, şimdi ne olduk düşüncesini unutarak inkar etmek arzusunu duyarlar. Duyarlar ama bu arzuyu diledikleri şekilde ve tam olarak gerçekleştirmek imkanını bulamazlar.
 
Bu tür davranışları tabii görmek lazımdır. Lazımdır; çünkü geçmişteki hayat, hayat boyunca yaşar. İnsana ait olan herşey insanı her yerde ve her zaman sadık bir gölge gibi takip eder. onun şuuraltına yerleşir. Düşünceleri, duyguları üzerinde daima etkili tesirler meydana getirir. İnsan hayatında geçmişle halin zaman zaman birleşmelerinin, geçmişe göre yaşama şeklinin ortaya çıkmasının sebebi budur.
 
Her insanın bir öz varlık görüşü, kendini değerlendirme şekli vardır. İnsan hayatının herhangi bir anındaki bu öz varlık görüşü o ana kadar yaşanan hayatın bir neticesidir, eseridir.
 
Sonradan görme kimseler, yaşam geçmişini tamamıyla değiştiremez. Yok edemez. Bugün dünü tamamı ile ortadan kaldıramaz. Bu günün insanını sadece bu günün bir varlığı halinde göremeyiz. Bugünün insanı aynı zamanda dünün de insanı olduğunu unutmamalıdır. Bu gün de düne ait bir çok faaliyetler vardır.
 
Bildiğimiz gibi, özvarlık görüşü olumlu veya olumsuz olur. Olumlu özvarlık görüşü geçmişteki yaşam çağlarını normal, ahenkli bir şekilde idrak edenlerde kendini gösterir. Olumsuz özvarlık görüşü ise, tersine olarak, geçmişlerini gerektiği gibi yaşayamayanlarda meydana gelir ve yaşam boyu etkisini gösterir.
 
Şuuraltında olumsuz özvalık düşüncesini barındıran insanlar kolay kolay olumlu özvarlık görüşüne ulaşamazlar. Kendilerini görmek istedikleri gibi görmek imkanına kavuşamazlar. Zaman zaman kendilerini görmek istemedikleri şekilde görmekten uzak kalamazlar, kurtaramazlar. Sonradan görme dediğimiz insanlarda da aynı duygu ve düşüncelere rastlamaktayız.
 
 Vatan şehitlerini, T. C.'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü, okuyucularımızın atalarını rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hastalara acil şifalar dileriz.

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Numan Aladağ Diğer Yazıları

24 Ekim 2016 - Borneo Adasından Gençlik sırları
20 Haziran 2016 - Zulüm ve Sonuçları‏
05 Şubat 2016 - Cumhuriyetin kuruluşu ile atılan Milli temel‏
28 Ocak 2016 - İmanın Şifalı Armağanları‏
26 Ocak 2016 - Şifalı Armağanlar
04 Ocak 2016 - Nezleli Bronşitte pratik çözüm‏
13 Aralık 2015 - Prostat İçin Şifalı Armağanlar
08 Eylül 2015 - 1 Kasım'ın Stratejik Önemi‏
02 Ağustos 2015 - Milli Temel ve sorumluluk‏
24 Temmuz 2015 - Astım hastalığı kader olmasın‏
21 Temmuz 2015 - Sinüzit hastalığına şifa
15 Temmuz 2015 - Bayramınız Bayram Olsun‏
11 Haziran 2015 - SEN ÜNLEM...‏
18 Nisan 2015 - Recep ayının fazileti‏
15 Nisan 2015 - Elazığ-Şanlıurfa da kararlılık‏
09 Nisan 2015 - Zulüm Sadece Kırbaçla Olmaz‏
03 Nisan 2015 - Barsak İltihabı-Kolit Tedavisi‏
16 Mart 2015 - 18 Mart Zaferi ve küresel gerçek‏
11 Mart 2015 - 23-63 Ekseninde Ermenile
23 Aralık 2014 - Dengeli yaşam‏
29 Kasım 2014 - Vicdan ve Hakka bağlılık‏
27 Kasım 2014 - Bronşit için Şifalı Armağanlar‏
25 Ekim 2014 - Güzellik Reçeteleri
08 Ekim 2014 - ''Sağlık da Denge Ekmekle Başlar''‏
24 Eylül 2014 - Milli Beraberliğiniz İlacınız Olsun‏
13 Eylül 2014 - Seçim borsası nasıl kazandırıyor?‏
05 Eylül 2014 - Düşüncenin ana dokusu ve eğitim‏
26 Ağustos 2014 - Borneo Arasından şifalı armağanlar‏
22 Ağustos 2014 - Allah korkusu ve sorumluluk
20 Ağustos 2014 - Şeker Hastalığı ve E vitamini‏
14 Ağustos 2014 - Raf Terörü İş Başında Maliye seyir halinde‏
09 Ağustos 2014 - Vatana Bağlılık‏
07 Ağustos 2014 - Ekmeğimize Dikkat!‏
03 Ağustos 2014 - MUTLULUK PEHRİZİ
26 Temmuz 2014 - Mü'minlerin Bayramı‏
21 Temmuz 2014 - Ramazan Mevsimine Veda Ederken‏
17 Temmuz 2014 - İslamiyete göre İdarecilik‏
01 Temmuz 2014 - Allah'ın Emirlerine İtaat‏
27 Haziran 2014 - Teravih namazı ve sağlığımız
22 Haziran 2014 - Ramazan Mevsimi ve Huzurumuz‏
09 Haziran 2014 - Ey Türk Gençliği!
04 Haziran 2014 - Fırat ve HBB'nin önemi
30 Mayıs 2014 - sabır ve dedikodu psikolojisi
28 Mayıs 2014 - Prostat tedavisi ve yaz sezonu
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
En Çok Okunan
Sayfalar
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Radyo

Takvim
Bugünkü Gazeteler
Facebook Beğen

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Anasayfa | Sohbet Odasi
CH