Bugün, 22 Ocak 2021 Cuma

İbrahim Coşkun


MAZERET YOK...


                                                            MAZERET  YOK
 
7  Yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı.

8 yaşındayken okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanı kargaları kovalamakla geçirdi.

10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde yeni okulundaki hocasından dayak yedi.Ailesi onu okuldan aldı.

17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.

24 yaşında tututlandı, günlerce sorguya çekildi.

25 yaşında sürgüne gönderildi.

27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisininde üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu.

30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti.

30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı.

37 yaşında böbrek hastalığından Viyana’da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.

38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden alındı.

38 yaşında kendisine tutuklama kararı çıkarıldı.

39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.


Sonra ne oldu peki?
42 Yaşında Türkiye Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı oldu!
 
Başarınızın önünde engel ne?  Paranız mı yok ? Atatürk’ün de yoktu.Sağlığınız mı bozuk? Atatürk’ün de bozuktu. Bunun gibi bir sürü mazeret uydurabildi ama O ne yaptı durmadı her engele karşı yeniden güçlendi. Hani bir söz vardır: Beni öldürmeyen yara güçlendirir. Tamda Atatürk’ü anlatmakta. Sadece Atatürk mü böyleydi tarihte çok örnekleri var.
 
Günümüzde de aynı şeyler devam etmekte en küçük bir olayda hep beni mi bulur böyle şeyler demekteyiz. Birçoğumuz zorluklarla karşılaştığında mazeretler bulmakta gecikmeyiz.

Mazeretleri bir kenara bırakıp önümüze bakma zamanı gelmedi mi sizce…