harranajans
 
Ana Sayfa > Yazarlarımız

TÜRKİYE SOFRASINDA İHANET YEMEĞİ PİŞİRENLER, 7 DEĞİL, 77 KUŞAK BİTTİLER.
14 Temmuz 2017
Yazarımız Deniz Kakanas'ın 15 Temmuz Yazısı
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ HAİNLİK YOLDA KALDI, İMAN KAZANDI.

Bu vatanın evlatları olarak bizler ailemizden önceVATANIMIZI, BAYRAĞIMIZI, ATAMIZI ve ÖĞRETMENLERİMİZİ sevmeyi öğrendik.
Gelenek göreneklerimizde birbirinden ayrılmaz bir diğer üçlü de VATAN, BAYRAK ve KURAN’dır.

Eskiden evlilik gibi hayırlı işler yapılırken genç kız gelin olarak evden çıkmadan önce beline kırmızı kurdale bağlanır ve şehrin ileri gelenlerinden biri,  gelin kıza Bayrak ve Kuran hediye ederdi.
Böyle bir hediye öyle büyük bir anlam taşırdı ki, bir genç kız  her ne yaparsa yapsın  her zaman aklına Bayrağını, Kitabını ve kalbindeki İmanının aklına getirirdi. Eğer düşündüğü şerse, hemen vazgeçerdi.
Aile ocağından kendi yuvasına çekirdek aileyi kurmak için giden genç kız gizli saklı hiç bir şey yapmadığı gibi fikir alışverişinde bulunarak orta yolu bulması, eşiyle bir bütün olması, uyum sağlamasının daha da kolaylaşması için bir evlilikten beklenilen en önemli düzen olarak düşünürdü. Hatta iyi yetişmiş bir kadın aile için o kadar çok önemeliydi ki,  topluma

VATANSEVER ve İMANLI ÇOCUK YETİŞTİRMEK, KADINA DÜŞEN GÖREVDİ.

Yeni bir iş yeri açıldığında biri size elinde Bayrak ve Kuran’la geldiğinde, bu Vatan için can veren binlerce şehidin unutmaması, vatan sevgisinden ve doğruluktan hiçbir şekilde  ayrılmaması, ne kadar aç kalırsa kalsın çalmadan ve hile yapmadan  kazanması gerektiği hatırlatılırdı. Eskiden hediyeleşme ve alışveriş böyledi. Kişinin sözüne istinaden yeminler böyle değerler üzerinden yürüdüğü için söz namus gibi, şerefliydi.
Ayrıca söylenmeden yapılan ve yapıldığında anlaşılan bu güzel geleneğimiz unutuldu gitti ve  bazı insanlar değerlerinden vazgeçirilerek hainliğe itildi.

Şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki siyasetçiler hakkında isim vererek belli bir adap içinde yorum yapabiliriz yada eleştirebiliriz fakat Vatan bizim sıradan bir arkadaşımız değil ki, hakkında konuşalım.

VATAN BİZİM YUVAMIZDIR, DEĞERLERİMİZSE, DEVAMIMIZDIR..

Hayat karmaşasında doğduğumuz günden bugüne kadar birçok eksiklikle karşılaştık. Sadece eksik olan biz değiliz gidin görün bütün dünya aynı durumda. Ailede, öğretmenlerimizde, eğitimimizde, bazı kanunlarda veya toplumsal olaylarda bizleri kuşak olarak harcamış olsalar bile, başımıza her ne geldiyse çoğu zaman birilerinin peşinden gittiğimizden, aklımıza eseni yaptığımızdan, danışma gibi bir alışkanlığımız olmadığından, ağzımızdan çıkan sözleri duymadığımızdan yada davranışlarımızı kontrol edemediğimizdendir.
En önemlisi de milletçe  iyi niyetimizle herşeye katıksız bir şekilde inanmaktandır.
Çiftler bile birbirine inandığı için tek beden olurlar fakat sonradan düşman olup ayrılabiliyorlar.Yani hiç birşeyin garantisi yok. Başlancıcı olan herşeyin birde sonu var.

Diyelim ki biri bizi olduğumuz konumdan daha ileriye taşımak için havalandırıp kanatlandırdı. Sonrasında baktık ki uçamıyoruz veyahut dengeyi kuramıyoruz. Rüzgâr bizi bir o yana, bir bu yana savurup duruyor. Havada uçmak göründüğü kadar kolay değilmiş veya bize göre bir iş değilmiş. Ülkemize ve değerlerimize zarar veren herşeyden hiç utanmadan hemen vazgeçmek gerekiyor.
Çünkü bazı işler dışarıdan görüldüğü gibi değildir birçok mutsuz evlilik gibidir ancak içine girince anlaşılır ve önlem alınmazsa sorun yara alır.
Değerlerimize ters bir durumdan kurtulmak için havadaki boşlukta dönüp dolaşmak yerine, düşsek inanın daha çabuk toparlanırız. En azından hatalarımızı kabul edip her düşüşte ayağa kalkabilir bir insan. Bir insan boş  bir havaya tutunabilir mi? Asla..  Sonu her zamanki gibi hüsrandır.
Hata yapabiliriz fakat doğru düşünceli bir insan neyse odur. Çizgisi bellidir. Hiçbir zaman inanıyormuş gibi görünmez. Kendimize biraz olsun değer veriyorsak mert olup kendimizi kandırmamak gerekir. Mutlu olmadığı halde dışarıya karşı her şey yolundaymış gibi görünenler, çocuklarını sert kavgalar içinde büyütenlerdir.  Bu durum hem aile bütünlüğü için çok tehlikeli bir durumdur hem de evlatlarımız evden çıktığı gibi kendilerini özgürce kötülüğün içine bırakmak için bir nedendir çünkü onlarda cahil cesareti denilen bir şey vardır. Bazı zıtlaşmaların geri dönüşü hiç de hoş olmuyor görüldüğü gibi. Eğer bir kötülüğün taşıyanı yani aracısı varsa, onlar içimizdeki kişilerdir  yabancı değiller. Artık büyüdük vazgeçmeliyiz bazı şeylerden.

NE ZAMAN Kİ KÖTÜLÜĞÜ YAPTIRACAK KİŞİ BULAMAYACAKLAR İŞTE O ZAMAN TÜM DENGELER DEĞİŞECEK.

Büyüklerinin yapmış olduğu en büyük hatalardan biri de işten güçten ailesine, eşine ve dostuna vakit ayırmamalarıdır. Haftada  en az bir gün ailece bir sofrada toplanmamaktır. Kimsenin kimseden haberdar olamadığı ortamda görüldüğü gibi herşey yabancılaşıyor ve başımıza gelen tüm belalar işte böyle başlıyor.
Büyükler para kazanma peşinde koşarken birleri televizyonla, basınla veya herhangi birşeyle ailemizi içten parçalıyor ve cehaletin önlemez yükselişi engellenemez bir şekilde tırmanıyor.
Neden metezori şeyleri izlemek yerine düğmeyi kapatmayı başaramıyoruz çünkü insan yapısında her zaman kararsızlık vardır.Kararlı karakter çok azdır.
Unutmamak  gerekir ki, yıkım önce içten başlar. İçsel yıkım tamamlandıktan sonra dıştan yıkım yerel ve milli değerlerle devam eder. Artık gözümüzü dört açmanın zamanı geldi de geçiyor bile…

İNSANLAR BELAYLA KARŞILAŞTIKLARINDA HERŞEYİNİ YİTİRİYOR SANIYOR OYSA HERKES BİLSİN Kİ ŞU DÜNYADA İMAN VE İTİBARDAN BAŞKA KAYBEDİLECEK HİÇBİR ŞEYİN ÖNEMİ YOK.

Çıplak geldiğimiz bu dünyadan Kanuni Sultan Süleyman gibi, eli boş döneceğiz.
Birçok sorunumuz toplumdan kaynaklansa da bazı hatalara farkında olmadan bireysel olarak katkıda bulunuyoruz. Hatayı kendimizin bile inanmadığı bir sürü bahaneyle kapatıyoruz ve hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz. Sonra içimizdeki sesi susturamayıp cinnet geçirene kadar durumu uzatıyoruz ve ailemiz dahil herkese, ülkemize ve değerlerimize  zarar veriyoruz.

Oysa sevmek varsa karşılığında  vazgeçmek de vardır. Yanlış varsa, zıt anlamı, doğrudur. Herşeye yeni baştan başlamak mümkün.

Hayat  öyle bir yolculuktur  ki, topluma karışmak, toplumla uzlaşmak veya insanın kendisini topluma kabul ettirmesi mümkün gibi görünebilir fakat milyonlarca insanın gözü önünde olmak ve inanılmaz karışık laf kalabalığının içinde kişinin kendisini aklaması hiçbir şekilde mümkün değildir.
Değişmesini istediğimiz bazı şeylerin gelişmesi  için yanlışlıkları olduğu gibi bırakıp doğru bir adım atarak yeni baştan kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor.

Her ömrün zamanı geldiğinde bitmesi gibi her işin veya arkadaşlıklarında zamanı vardır yani başlayan herşey ileriye değil tükenerek yerini yeni bir oluşuma bırakmaktadır. Dünyanın dengesi böyle dönüşümle devam eder.
Dikkat edersek herşey önce iyi niyet ve sevgiyle başlıyor ve sonrasında büyük özveriyle bir yerlere gelen işler, kısmetten çıkıyor yada kişisel çıkarlar yüzünden kanatlar kırılıyor.

Biraz düşünürsek  bütün işler boşboğazlıktan, beceriksizten yada  bazı kişilerin kıskançlıkları yüzünden yere çakılıyor ve hayır yerine şer oluyor.  Onun için yapacağımız tüm işlerimizi önceden ona buna iş olsun diye söylemek yerine işi sağlama almak,  üzerinde karınca gibi çok sessiz çalıştıktan sonra başlamaya karar vermek gerekiyor..

İnsan olmanın en önemli özelliklerinden biri herşeyden önce kendimizi bulmak ve doğru yapılanarak tamamlanmaktır.
Hiçbir zaman unutmamak gerekir ki doğru ve yanlışın orta yolu yoktur.
Atalarımızın gençliğimizde defalarca söylediği ve hiçbir şekilde umursamadığımız birçok şey derinden düşündüren gerçeklerdir.
Aslında bizlerin topluma imanlı ve vatansever yetişmemizi sağlayan en önemli değerlerimizdir.
Eğer bu değerleri kaybedersek işte o zaman biteriz.
Topluma faydalı insan olmamız için önce kendimizi ve değerlerimizi çok iyi tanımamız ve anlamız gerekiyor. Türk Tasavvufunda “Kendisini bilme-bulma” konusuna Mevlana  boşuna emek vermemiş. Önce kendimizden başlamalıyız.

Şimdi insan anlıyor ki bu nasihatler bizlerin mert ve yiğit olmamız  içindi.  Özü sözü bir, verdiği sözü tutan,  ayağını yorganına göre uzatıp kapısına hiçbir şekilde borçlu getirmeyen, eş ve çocuklar dahil olmak üzere hiç kimsenin hakkını yemeyen, zulüm etmeyen biri olabilmek,  insanlık temelinin bir bütünüdür.

Aslında insan yaşamında her zaman ikinci değil üçüncü bir alternatif mutlaka olması gerekiyor.
Diyelim ki bir davetimiz  var ve geleneksel yemeği yapan tek bir ustamız var ve olmazsa olmaz  usta yolda kaldığında veya ahilik geleneğindeki gibi yerimize birini yetiştirmediğimiz zaman bizim işlerimiz de  tersine dönüyor ve bir alternatifimiz yoksa  menü bozularak her şeyi mahfedebiliyoruz.
Olacak baştan belli çünkü yerine koyacak yedeğimiz yok.

İnsan olarak eğer ailemize veya topluma uyum sağlamakta zorluk çekiyorsak yerine elle tutulur ve kabul edilebilir bir alternatif getirmemiz gerekir değil mi?  Ya da karşılaştığımız olumsuz bir durum bizi aşıyor ve işin içine girdiğimizde durum bizlerin düşündüğümüz gibi değilse, hiç kimseden korkmadan doğrudan yana olmalıyız.
Kim ne düşünürse düşünsün önemi yok biz kendimizi bilelim ve dürüst olalım yeter.
Dünyada inanmadığımız işlere veya kişilere para için bulaşmamalıyız çünkü görüldüğü gibi daha yakın bir zamanda kesinlikle aynı düşüncede olmayan bazı omurgası bozuk kişiler, pastadan pay almak için aç gözlülüklerinden kişilik ahlaklarını değiştirdiler.

Daha dün 19. Yüzyıldı, bizler yoktuk.
20. Yüzyıl’dan 21. Yüzyıla girerken Milenyum diye adlandırdıkları asır için, o zamanlar elinde kalem olan bazı kişiler bir sürü saçma şeyler yazdılar.
İsteselerdi güzel şeyler yazarak insanların içine güzellik ekemezler miydi?... Ekerlerdi fakat bunu istemediler.
Bunları çözmek için kendimizi çok iyi yetiştirmeli ve çok akıllı olmalıyız.

Bu kadar güzel bir dünyada, doğanın bin bir çeşit eşsiz bitki örtüsü içinde mutlu değiliz ve ayağımız toprağa basmıyor. Bizi doyuran toprak ve yaprağın döngüsüne rağmen kötülükler neden yaşıyor çünkü okuduğumuz bir sürü şiir, sevgiyle dinlediğimiz çok güzel şarkılar bile hiç birimizin içsel dünyasını düzeltmeye yetmiyor. Çünkü bizler sadece başkalarının yaptıklarıyla avunuyor işin içine elimizi sokmuyoruz. Merak etmiyoruz. Öğrenmiyoruz. Yeniden yapılanmanın zorluğundan korkuyoruz.

İnanın birçok insan temelini sağlam kuramadığı,  kendisine yahut  ailelesine vakit ayıramadığı için bu güzelliği görecek vakti bile yok. İşte çok şey sanal ve sahte…

Henüz bilimsel olarak çözülemese de anlaşılacağı gibi insanlar içsel dünyalarında mutlu değil ve mutsuzluk hastalığı birçok insanı kötülüklere hapsetmiş, kurtulamıyorlar.

Düşündürücü olansa, insan aklıyla değil, kalbiyle hareket eden bir canlı varlık.
Bir makine gibi olduğunu düşünelim.
Gerçek hayat arkadaşımız kök hücrelerimiz olduğu için ruhsal veya bedensel yeterli yapılanmayı tamamlayamayan hücreler, bölünemeyi başaramayınca, insan düşüncesi içsel olarak değişiyor.
Doğumundan ölümüne kadar insan boşlukta dönüp duran umutlarla avunarak, boş şeylerin peşinden koştuğu için, yeterli olgunlaşma oluşamıyor.
Vicdan gerekli yağmuru yüreğe yağdıramayınca, gönül  içinde biriken ve akmayan durgun suyla hastalanıyor.
Bu sefer içimizde çok az kalan iyilikler kötülüklerle savaşmaya başlıyor.
Eğer kişi su gibi saf şeylerle kendisini arındıramıyorsa, iç dünyası zamanla bataklığa dönüşüyor ve kendisini kurtaramayan aciz kişiler çamura batıyor.
Bin bir zorlukla kendisini dünyaya getiren veya büyüten ailesini,  kanunları, kuralları çoğu  zaman kabul  etmiyor fakat karşı koyamadığı için toplumun görmek istediği gibi yaşıyor. Her hayali gerçek olsun istiyor fakat olsa bile, isteklerin ardı arkası kesilmiyor.  Çoğunlukla hayal ettiği bir dünyaya kavuşamıyor ama kavuşsa bile, zamanla bıkıyor. Bu karışık durumdan çıkmak için insanoğlu bir iç dünyasına giriyor bir dış dünyasına çıkıyor ve samimi olmayan düşünceler gerçek güzelliğe ulaşamıyor. Yani bir insanın topluma faydalı ve mutlu olması için önce kendisini düzeltmesi ve geliştirmesi gerekiyor. Dışarıdan istemeyle kişi gelişemiyor.
Bazı kişilerin düştüğü bu durumdan kurtulmak için pişman olup hatalarını kabul etmek yada çekilmek yerine yalanı yalanla büyüterek, bir sürü kafa karıştıran yorumlarla herkesi yoruyor ve  durum tüm toplum için işin çıkılmaz bir hâl alıyor.
İşte fırsat kollayan kötülükler de meydanı boş bularak işini rahatlıkla yapıyor.

AÇIK VE NET SÖYLEMEK GEREKİRSE İNSANIN İÇSEL, KİŞİLSEL KAVGALARI HİÇ KİMSEYİ İLGİLENDİRMEZ, ÖZELİ DE FAKAT VATAN  MEVZU BAHİSSE GERİSİ TEFERRUAT KALIYOR.

Bu dünya hiç kimseye kalmacak.  
Kötülüğün başını çekenler yada ona göz yumanlar veya bunlara aracılar yapanlar  22. Yüzyılda zaten olmayacaklar.

ZAMANLA BİRLİKTE BİR KUŞAK YAPTIĞI KÖTÜLÜKLERİYLE BİRLİKTE YOK OLACAK VE ELBETTE İNSANLIK BİR ŞEKİLDE TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN YOLUNU BULACAKTIR.

Her zaman söylediğimiz gibi bir insan için en büyük zenginlik sağlık ve iyiliktir.
Sağlık da  içsel dünyanın iyiliğe ve güzelliğe doğru yol almasıyla oluşmaktadır.
Düşüncede bile hainlik yahut  hile yapılırsa, bunu herkes bilir ki,  ters tepiyor. Hainlikle insanlar sadece çok af buyurunuz efendim  “Tuvalete kadar gider”.

İşte Türkiyemizin evlatları olarak bizler için VATAN, BAYRAK VE MİLLET BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR.

15 TEMMUZ 2016’DA TÜRKİYE SOFRASINA HAİNLİK YEMEĞİNİ PİŞİRENLER VE KAŞIKLATTIKLARI YEMEKLE İNSANLARA GÖZYAŞI DÖKTÜRENLER  VATANTEPER HAİN KİŞİLERDİR.

Kendi öz vatanına hainlik düşünen insanları hiçbir şekilde toprağın kabul etmeyeceğini gibi, vatansız olmanın ne demek olduğunu kendileri daha  iyi bilirler.
Hiçbir suçu olmayan bu bir millete çektirdiklerini elbette çekecekler.
Yalanlarla karaladıkları birçok şeyin hesabını vicdanlarıyla başbaşa kalarak zaten verecekler.
Yetim ve öksüz bıraktıkları o şehitlerin çocuklarının sessiz çığlıklarını, olmayan yüreklerinde hep duyacaklar.
Ayrıca bütün dünya bilir ki ülkesine ihanet eden  kişiler itibarsız kişilerdir ve  şimdilik korunsalar bile bir gün gelir kendilerine de ihanet eder diye, içlerine asla kabul etmezler.

HER NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN VATANA İHANET HİÇBİR ŞEKİLDE AFFEDİLEMEZ BİR SUÇTUR.

Bizim mutfaklarda iş ahlakında çok önemli bir kural vardır.  Geldiğiniz yerde her ne yaşarsanız yaşayın eğer haklarında konuşarak dedikodu yaparsanız işletme sahipleri böyle kişileri içlerine alıp çalıştırmazlar. Bir sorun yaşamışsak gerekli yerlere bildirdikten sonra yeni yerle ilgisi olmayan konuları konuşmak, herkes için zaman kaybıdır ve sadece insanları yorar. 
Sorunlu insanlar hiçbir şekilde toplum içinde yer bulamaz ve dışlanırlar.

Vatanımızı, kültürümüzü ve ailemizi korumak için görsel yada yazılı basında her yazılana inanmamak gerekiyor. 
Hiçbir zaman unutmayalım ki insanlar arasında samimiyette bile olsa, her söylenilen söz doğru değildir. Her zaman insanların kafasında bir soru işareti vardır.

DÜNYANIN TÜM GÖZLERİ ÜZERİMİZDEYKEN AKLIMIZA BAŞIMIZA TOPLAMAMIZ VE TÜRKİYEMİZİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ VE YIKILMAZ ÜSTÜNLÜĞÜNÜ GÖSTERMEMİZ İÇİN, ÇOK ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR. 

Büyüklere danışmadan yada gerekli yerleri varlığımızdan haberdar etmeden herhangi bir işe kalkışmamak ve  birbirimizi korumak,gizli saklı işlerden vazgeçerek mertliğimizi konuşturmak gerekiyor. 
Bir insan tek başına akşam karanlığında ıssız bir yerde sokağa çıkarken sokakta başıboş köpekler varken “BİRŞEY OLMAZ” diye yiğitlik olamaz. Artık her konuda dikkatli olmak ve önlem almak gerekiyor. 

BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE BİR İNSAN NE İÇİN YAŞAR. ELBETTE Kİ,  İTİBAR İÇİN… İTİBAR KAYBEDİLDİĞİNDE HAYAT NEYE YARAR ARKADAŞLAR.

Öncelikle bizler nasıl bir milletiz ve bizler kimlerin çocuklarıyız onu iyi bilmemiz gerekiyor.
Yıllar önce kökleri Orta Asya Oğuz Türklerine dayanan 3000 atlı ve 700 yayayla Kurtuluş savaşı yıllarında umutsuzca Başkent Ankara’ya gelen Atatürk’ü karşılayan Seymenlere Atamız ”SEYMENLER EN KAHRAMAN VE EN YİĞİT İNSANLARDIR” demiş.  Seymenlerin karşılamasından büyük güç alan Atamız, hemen bir Seymen Alayı kurmuş. Böylece Seymenlik Töresi Ankara kültürüne yerleşmiş kalmış.
Hâlen Seymenlik töresini yaşatan Seymenbaşı Necmettin Palacı Üstad’ın söylediğine göre;”Her zaman, her şeye karşı Seymenbaşı ve Efeler hazır olmalıdır.“
Eskiden genç kuşaktan biri topluma karışacağı veya bir meclise gireceği zaman terbiye almak için divana gelirmiş ve imanlı ve vatansever yetişmesi için aileleri gençleri Efelere teslim edermiş. Büyüklerin himayesine verilen gençler de bambaşka bir ruh varmış 
Divan Edebiyatı gelenekleriyle yoğrulmak için zengin yada fakir ayrımı yapmadan bazı şeylere yeniden hayat vermek gerekiyor.
Seymenlik öyle bir terbiyeymiş ki herkes yerini bilirmiş ve bir büyük geldiğinde genç kuşak hemen yer vermek için kalkar ve bu durum küçük kişilerin kapının ağzına kadar gitmesine kadar devam edermiş.

Diyor ki Seymenbaşı and’ının bir kısmında;

Hakkı bil haklı ol ki;
Hak sana yoldaş olsun.
Zalimler korksun bakışından;
Mazlumlar sana gardaş olsun.
Sır tutmayı iyi bil ki;
Herkes sana sırdaş olsun.
Ardından gelenlere sen örnek ol Seymenim.

Seymen olacak kişi derki yemininde;

Seymenlik andı içtim;
Sevilecek küçüğüm.
Vatan uğruna başım,
Bayrak uğruna kanım.
Töre uğruna canım;
Feda olsun Seymenlik uğruna varlığım..

Bizler böyle güçlü bir ülkenin ve böyle bir asil kanlı ecdadın evlatları olarak, kendi değerlerimizi güçlü bir toplum için yeni baştan öğrenmeliyiz.
Türkiye sofrasına hainlik için değil öğrenmek için oturmalıyız.
Ayrıca Türkiye’nin neyinden korkuyorlar  biliyor musunuz Arkadaşlar?
7’den 70’e, erkeğinden kadınına imanlı hazır bekleyen neslinden.

İMANIMIZI YIKMAYA HİÇ KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ…

Her zaman aklı başında gönüllü neferler olarak aklı başında olmalıyız ve Vatanımız, Bayrağımız ve Milletimiz için çok çalışmalıyız.
Her kim ki, bizim gibi arı gibi çalışkan bir milletin içine  çomak sokmaya çalışır ve Vatanımız hakkında ileri geri konuşursa bilmelidir ki;
Dünyanın neresine giderse gitsinler veyahut hangi plastik cerrahla fiziklerini değiştirirse değiştirsinler yada her nereye saklanırsa saklansınlar vatan hainliğinin cezası asla karşılıksız kalmaz.
İlahi adalet ve biz, bu ülkenin evlatları olarak peşlerindeyiz.

Türkiye'de ilk kez 2017'de kutlanacak olan 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Günü, geçtiğimiz dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde alınan karar doğrultusunda resmi tatil olarak ilan edilmişti.
Türkiyenin tüm imkanları ellerinde olduğu halde 15 Temmuz, 2016'da Türkiye'ye darbe yapmak isteyen hainlerin girişimi başarıya ulaşamadı.
Kendilerine karşı koyan Polis, Asker ve Vatandaşlarımız, Şehit ve Gazi oldular. Gözünü kırpmadan Türkiye'nin uğruna  Şehit olan bu kardeşlerimize Allah’tan rahmet, Gazilerimize çok geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve Ailelerine tekrar başsağlığı diliyoruz.

15 TEMMUZ BİR YANDAN BİRLİK BERABERLİĞİ KUTLAMA GÜNÜDÜR ANCAK DİĞER YANDAN KAYBETTİĞİMİZ ŞEHİTLERİMİZ İÇİN, YAS GÜNÜDÜR. 

Geçmiş olsun Türkiyem.
Allah bir daha 15 Temmuz gibi karanlık bir Cuma gecesini yaşatmasın.
Bu arada zor günümüzde yardım etmek yerine kararlı duruşumuzu seyreden Dünya’da, insanlıkta sınıfta kaldı..Olan biteni sinema filmi sandı.
YOLUN AÇIK OLSUN  TÜRKİYE

15 Temmuz.2017

Toplum Geliştirme Derneği-Ankara
www.toplumgelistirme.tv



 
 
 
 




Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer Yazarlarımız Haberleri

Başlık Tarih
 
ŞİMDİ SORGU ZAMANI13 Aralık 2017
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!11 Aralık 2017
Zehirli tuzakta internet’in etkisi11 Aralık 2017
EBABİLLER NEDEN GELSİN Kİ????08 Aralık 2017
SİYASET CİĞER BİZLER KEDİ...04 Aralık 2017
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?30 Kasım 2017
Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun29 Kasım 2017
Bir Kereden Çok Şey Olur27 Kasım 2017
ÖĞRETMEN OLMAK KOLAY DEĞİL23 Kasım 2017
Kimyasal terör20 Kasım 2017
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!17 Kasım 2017
BESLENME VE MİLLİ TARIM17 Kasım 2017
JOKER GÜLÜŞLER13 Kasım 2017
Metamfetamin: Yeni Tehlike13 Kasım 2017
PROJE İNSANLAR10 Kasım 2017
HACKERLAR TİCARİ SIRLARIN PEŞİNDE10 Kasım 2017
YARINI KODLAYAN ÇOCUKLAR İÇİN KOŞULACAK08 Kasım 2017
ALLAH İYİ -LİK VERECEK Mİ ÜLKEYE??01 Kasım 2017
Plastik kaplamalar ve atıklar ruh halimi de bozuyor!01 Kasım 2017
CUMHURİYET'' BAYRAMDIR29 Ekim 2017
ZEMBEREĞİ BOŞALMIŞ CÜMLELER!!!27 Ekim 2017
Terör ve hastalık oluşturan sektörler24 Ekim 2017
Aladağ, Aynı Hassasiyeti Bekliyoruz. 20 Ekim 2017
Bağımlılık tedavisinde aile etkisi20 Ekim 2017
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt20 Ekim 2017
Sosyal Medyada Başarı17 Ekim 2017
GÖZLE GÖRÜLMEYEN DÜŞMANLARIMIZ15 Ekim 2017
YARINI KODLAYANLAR” PROJESİ15 Ekim 2017
Sitelere güvenlik ipuçları10 Ekim 2017
KİREÇLENMEYE ÇÖZÜM REÇETELERİ02 Ekim 2017
Sosyal hastalıklarımız (Rüşvet-Raf Bedeli)25 Eylül 2017
Düşler Akademisi23 Eylül 2017
AŞIRI DOZ İNTERNET İNTİHARI ARTIRIYOR!21 Eylül 2017
TÜRKİYE İÇİN HERKESİN YAPABİLECEĞİ BİR ŞEY MUTLAKA VARDIR.19 Eylül 2017
MEVSİM DEĞİŞİKLİĞİNDE ÖKSÜRÜK TEDAVİSİ11 Eylül 2017
Oyun oynarken oyuna gelmeyin!06 Eylül 2017
Bir Kurban Bayramı Daha Mesajlaşma ile Geçti!05 Eylül 2017
DÜNYA' NIN DİBİ TUTTU!!!!02 Eylül 2017
Yazarımız Numan Aladağ'ın Kaleminden. (Kurban Bayramını, Bayram Kılmak Elimizde)31 Ağustos 2017
ZAFER BAYRAMININ 95. YIL DÖNÜM COŞKUSU29 Ağustos 2017
Salatalıkla Sağlığı Yakala21 Ağustos 2017
KENDİ CELLADINA DÖNÜŞMEK!!!!! 19 Ağustos 2017
İSA ALTUN YAZISI18 Ağustos 2017
Tatil valizi mi güvenlik mi?11 Ağustos 2017
Veride çözüm: Kimola10 Ağustos 2017
HALAYA - GERDAN KIVIRMAYA MOLA10 Ağustos 2017
NEYE YARAR Kİ…04 Ağustos 2017
TULSİ (FESLEĞEN)'NİN FAYDALARI03 Ağustos 2017
Veri İhlalinin etkisi01 Ağustos 2017
Madde bağımlılığı bilinç ile aşılır31 Temmuz 2017
MAVİ BALİNA OYUNU OYNAYAN ÇOCUKLAR İNTİHAR EDİYOR26 Temmuz 2017
DİYALOG VE "OTORİTENİN RENGİ"24 Temmuz 2017
İSA ALTUN YAZISI21 Temmuz 2017
SUNUM STRATEJİSİ19 Temmuz 2017
ŞEHİT ÇOCUKLARINA EĞİTİM DESTEĞİ13 Temmuz 2017
Mühendis Binali Yıldırım'ın (Başbakan) Dikkatine!03 Temmuz 2017
Muşlu Çocuklar Bilimle Buluştu28 Haziran 2017
Mü'minlerin Bayramı24 Haziran 2017
Kadir Gecesi bir fırsattır21 Haziran 2017
TEMİZLİK, MÜSLÜMANLIĞIN İLK ADIMIDIR10 Haziran 2017
Çocuklar, fen ve matematiği dijital oyunlarla öğrenecek08 Haziran 2017
“Yarını Kodlayanlar” projesi04 Haziran 2017
Parmaklarınıza ne kadar güvenebilirsiniz01 Haziran 2017
RAMAZAN-I ŞERİF'İN GETİRDİKLERİ31 Mayıs 2017
MOBİLİTE: GÜVENLİ ŞEHİR29 Mayıs 2017
EMEK VARSA ÖDÜL DE OLMALI MUTLAKA!!28 Mayıs 2017
Kontrol Bende28 Mayıs 2017
Ramazan-ı Şerifin Şifalı armağanları25 Mayıs 2017
TARİHİN BARIŞMAZ DÜŞMANLARI !18 Mayıs 2017
EKONOMİK TERÖRÜN BİLİNMEYEN YÖNLERİ!15 Mayıs 2017
BERAT GECESİNDE HUZUR VE BEREKET09 Mayıs 2017
TOPLUM EĞİTİMİNDE ŞAHSİYET VE EKONOMİK MİLLİYETÇİLİK08 Mayıs 2017
DÜNYA PARA BiRİMİ BİTCOİNMİ OLACAK?30 Nisan 2017
PROTEİN SAVAŞINDA TÜRKİYE30 Nisan 2017
MİLLİ VE MANEVİ MUTLULUĞUMUZU İDRAK EDELİM23 Nisan 2017
HAK VE ÖZGÜRLÜK17 Nisan 2017
Saniyede 3 Yeni Siber Tehdit13 Nisan 2017
GÜZELLİĞİNİZ VE SAĞLIĞINIZ İÇİN ÇİLEK SAFASI13 Nisan 2017
Ekranlar iletişimi engelliyor31 Mart 2017
Regaip Kandilinin Fazileti29 Mart 2017
HERKES İÇİN ADALETİN ÖNEMİ27 Mart 2017
İnsan Hedefi ve Demokrasi23 Mart 2017
Online Güvenli Alışveriş21 Mart 2017
Milli Duruş ve 18 Mart17 Mart 2017
TIP BAYRAMI CEPLERE Mİ??14 Mart 2017
Ekonomik terör bizi vuruyor.11 Mart 2017
ÇOCUĞUNUZUN KUCAĞINDAKİ CASUS KAYITTA08 Mart 2017
Silahsız işgal ve kuruş vurgunu07 Mart 2017
EVET! Neden mi?04 Mart 2017
Milli Hakimiyet, Riyakarlık ve Rüşvet04 Mart 2017
Damar tıkanıklığı ve güçlü hafıza için çözüm...26 Şubat 2017
Korunmak, dijital hayatta temel ihtiyaç20 Şubat 2017
Himalaya etekleri ile Muğla nın ortak yönü 19 Şubat 2017
Guatr hastalığınızın reçetesi Rajasthandan11 Şubat 2017
Okulda bağımlılığa müdahele Eğitimi06 Şubat 2017
Bahar Mevsiminde Korunma Yöntemleri04 Şubat 2017
Su gibi aziz ol!01 Şubat 2017
ATATÜRK'Ü DOĞRU TANIYALIM!30 Ocak 2017
Abdullah Akkurt'un Kaleminden ''Haya ve Utanma‏''17 Ocak 2017
Brezilya biberi ve Kanser Hücrelerini durdurması16 Ocak 2017
Susuz aşk yaşanmaz16 Ocak 2017
MİLLİ SERMAYEYE VE SAHİP ÇIKALIM16 Ocak 2017
KİREÇLENME TEDAVİSİ İÇİN İLAHİ HİKMETLER12 Ocak 2017
ÇARESİZSENİZ, ÇARE "SİZSİNİZ"09 Ocak 2017
Kaybetme korkusuyla sosyal medyadan uzaklaşamıyoruz.05 Ocak 2017
Sigorta zararı karşılar, alarm sistemi zararın oluşmasını engeller03 Ocak 2017
RAJASTHAN'dan kanser riskini azaltan çareler02 Ocak 2017
Türkiye nesnelerin interneti ile geleceğe hazırlanıyor27 Aralık 2016
“BİLİŞİM STRATEJİK SEKTÖR ”26 Aralık 2016
YILBAŞI FIRSATÇILIĞI24 Aralık 2016
Acil durumlarda Panik Butonu21 Aralık 2016
Türkiye ekonomisine yönelik siber saldırılar artışta19 Aralık 2016
Çocuklar için sosyal medya eğitimi şart! 15 Aralık 2016
Veri güvenliğinde işbirliği12 Aralık 2016
Zararlı Yazılımların Sayısı 1 Milyara Ulaştı07 Aralık 2016
BİLİŞİMİN KALBİ ANKARA’DA ATACAK05 Aralık 2016
İyi bir eğitim bağımlılıktan korur30 Kasım 2016
YEŞİL MERCİMEK VE ŞİFALI ARMAĞANLARI29 Kasım 2016
İnternetten Alışverişe Günde Yarım Saat Harcıyoruz26 Kasım 2016
İNTERNET BAĞIMLISIYIZ, AYNI ZAMANDA YALNIZIZ24 Kasım 2016
ÖĞRETMENLERİMİZE SEVGİ23 Kasım 2016
Yeni Nesil Güvenlik Mimarisi20 Kasım 2016
Fidye Yazılımı Mağdurları Arttı16 Kasım 2016
SİNÜZİT İÇİN ŞİFALI ARMAĞANLAR15 Kasım 2016
İnsan ve Doğa’da Sevgi14 Kasım 2016
Bilgisayar oyunlarında kara para aklıyorlar12 Kasım 2016
Atatürk’ü 78. Yılında Rahmetle Anıyoruz09 Kasım 2016
HİNDİSTAN DA HASTALIKLARA KARŞI MUCİZE KARIŞIM03 Kasım 2016
Gizlilik mi, popülerlik mi?01 Kasım 2016
Cumhuriyet’e sahip çıkmak geleceğe güvenle bakmaktır 29 Ekim 2016
Borneo Adasından Gençlik sırları24 Ekim 2016
YENİ DÖNEMDE TÜRKİYE24 Ekim 2016
Geleceğin eğitim teknolojileri Türkiye’de!18 Ekim 2016
Cennetten Cehenneme!14 Ekim 2016
İnternette güvenli Para yöntemleri13 Ekim 2016
Mucize Çayda Saklı şifa!10 Ekim 2016
Edebiyat'ın Önemi07 Ekim 2016
İçimizde ki öküz!06 Ekim 2016
İslam Dininde Ahlakın Kaynağı‏05 Ekim 2016
Dikkat Bumerang!03 Ekim 2016
HİCRİ YILBAŞININ ÖNEMİ01 Ekim 2016
Ceo sahteciliği27 Eylül 2016
KIŞ HASTALIKLARINDAN KORKMAYINIZ27 Eylül 2016
Çalışanlar sosyal medyayı nasıl kullanmalı?26 Eylül 2016
Kadın Değil İnsan Olmak21 Eylül 2016
Eğitim ve Türkiye’nin Gözbebekleri19 Eylül 2016
Numan Aladağ'ın Kaleminden 11 Eylül 2016
Bayram Hediyem Oldu Harran11 Eylül 2016
Toplumsal Birlik Ve Huzur İçin!05 Eylül 2016
Açlık Oyunları!05 Eylül 2016
Devlet baba mı, yoksa ana mı olmalı?31 Ağustos 2016
ZAFER BAYRAMI VE BROKEN HİLL SAVAŞI29 Ağustos 2016
Allah vergisi durumlar * Hasan Aslan *27 Ağustos 2016
Masum değiliz hiç birimiz!22 Ağustos 2016
Domatesin Şifalı Armağanları21 Ağustos 2016
‘Rol model’ bir bağımlı Danışmanı16 Ağustos 2016
**Kalbimin Yerini Hatırladım**15 Ağustos 2016
Devlet Rejimi ve İktisadi Demokrasi11 Ağustos 2016
GAME OF THRONES09 Ağustos 2016
Kimler geldi, kimler geçti...07 Ağustos 2016
GÜNÜN GETİRECEKLERİ03 Ağustos 2016
Cumhurbaşkanı& Refarandum& Uzlaşı01 Ağustos 2016
Şimdi ki aktör kim?27 Temmuz 2016
Uyum Uzmanlarına Dikkat!24 Temmuz 2016
Verilmiş sadakamız varmış!21 Temmuz 2016
Türk Ordusu18 Temmuz 2016
Sosyal Medya ve Fiyaskolar!12 Temmuz 2016
Sivilce İçin Şifalı Armağanlar‏12 Temmuz 2016
Allah'ın Kullarına Bir Ziyafet Bayramı‏04 Temmuz 2016
Leyle-i Kadir Gecesi‏01 Temmuz 2016
23-63 Ekseninde Viran Olan Milli Bahçe28 Haziran 2016
Türk İslam geleneklerinde Toplumsal Dayanışma22 Haziran 2016
Zulüm ve Sonuçları‏20 Haziran 2016
HİTLER neden sıyırdı?20 Haziran 2016
Oruç ve Sabır‏16 Haziran 2016
Cryptolocker mağdurları dosyalarını kurtardı16 Haziran 2016
Ramazan Orucu ve şifa‏11 Haziran 2016
Zıkkımın kökü!11 Haziran 2016
''Ramazan Tadında Dostlar''08 Haziran 2016
Yeşil dedektör işbaşında07 Haziran 2016
İbadet ve Ahlak Arasındaki İlişki‏24 Mayıs 2016
Bağımlılıkta iyileşme uzun bir süreçtir24 Mayıs 2016
Berat Gecesi ve Armağanları‏21 Mayıs 2016
Olgunluk Faaliyetlerimiz‏15 Mayıs 2016
Sorumluluk Duygusu ve Milli Kültür‏10 Mayıs 2016
Domuz eti Satışına Dikkat!03 Mayıs 2016
Milletin Aslı mı, Vekili mi?‏24 Nisan 2016
İftihar Kaynağımız 23 Nisan‏22 Nisan 2016
Milli Sermaye ve Tarım da Stratejik Önem!‏14 Nisan 2016
Dünyanın Geleceğinde Gençler14 Nisan 2016
Bel Ağrısı için Şifalı Armağanlar‏11 Nisan 2016
Regaip Kandilinin önemi ve Armağanları‏07 Nisan 2016
Harran Ajans Ailesinden kınama mesajı03 Nisan 2016
EVİNDE İNTERNET BAGLANTISI OLAN EBEVEYNLER YAŞANMIŞ BU OLAYDAN DERS ÇIKARMALIDIR02 Nisan 2016
Vicdan muhasebesi ve sevgi‏30 Mart 2016
''İlim ve Harran Ovası‏''27 Mart 2016
Tarih'te Türk Kızılayı ve Hizmetleri‏24 Mart 2016
Çanakkale savaşı ve Anzaklar‏17 Mart 2016
Mafsal Ağrılarınız mı var?‏ Bu Haberi Okumadan Geçmeyin14 Mart 2016
Mafsal Ağrılarınız mı var?‏ Bu Haberi Okumadan Geçmeyin14 Mart 2016
Dünya Kadınlar günü ve Türk Kadını07 Mart 2016
Adaletle dikilen ağaçların Meyveleri03 Mart 2016
Patates'teki sırlar‏29 Şubat 2016
Ateşin tadını yanan bilir29 Şubat 2016
Ekonomik İletişim sektöründeki olumsuzluklar20 Şubat 2016
MAREŞAL ÇAKMAK DİYOR Kİ;18 Şubat 2016
Tebessüm Uyandıran Anektodlar‏16 Şubat 2016
Siz ne yaparsanız çocuğunuz aynısını yapar14 Şubat 2016
Yaşlandırmayı geciktiren şifalı armağanlar‏11 Şubat 2016
Cumhuriyetin Kuruluşu ile Atılan Milli Temel05 Şubat 2016
Sonradan Görme Psikolojisi03 Şubat 2016
ERMENİ'NİN KIZ İSTEME ŞEYTANLIĞI01 Şubat 2016
Sabırsızlık Psikolojisi30 Ocak 2016
İmanın Şifalı Armağanları‏28 Ocak 2016
Boyun Ağrılarına Libya'dan Şifalı Armağanlar26 Ocak 2016
Harran'lı Güneş'ten Başkan Özyavuz'a Teşekkür Yazısı 26 Ocak 2016
Vasfi Diren'den Domatesin şifalı armağanları‏21 Ocak 2016
SAFRA KESESİ İLTİHABI VE TURUNÇ‏19 Ocak 2016
EĞİTİM A ve B ŞEHİRLERİ ARASINDA Kİ MESAFEYİ BULMAK DEĞİLDİR16 Ocak 2016
Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir15 Ocak 2016
ERMENİ TİCARİ AHLAKI VE ZULÜM11 Ocak 2016
Dolandırıcılık kontörle başladı10 Ocak 2016
Rüşvet ve kayıtdışı kazanç‏07 Ocak 2016
Nezleli Bronşitte Pratik Çözüm‏04 Ocak 2016
Türkiye’ye Siber saldırılar ne anlama geliyor?30 Aralık 2015
Sahte Yeşilaycılara dikkat28 Aralık 2015
Karamchand oğlu Gandhi'nin Duası‏28 Aralık 2015
Öğretmenim İtiraz Edebilir miyim? 25 Aralık 2015
Haya‏25 Aralık 2015
İMAN İLE RUHUN ISLAHI19 Aralık 2015
Mobil cihaz güvenliği ihmale gelmez16 Aralık 2015
Şans ve Mesuliyet Duygusu‏15 Aralık 2015
DENEYİM”LEMEKTEN NE ÇIKAR ? 14 Aralık 2015
Prostat için şifalı armağanlar‏13 Aralık 2015
Soğan da ki, şifalı armağanlar‏07 Aralık 2015
ORADA BİR YERLERDE BİR ÜNİVERSİTE OLACAKTI07 Aralık 2015
Harran Sahipsiz Değildir05 Aralık 2015
Soğuk hava çarpmasına Dikkat!‏05 Aralık 2015
AVRUPA BİRLİGİ PROJELERI NEDİR?29 Kasım 2015
İrade ve Heyecan‏28 Kasım 2015
Hayal satan vurguncular25 Kasım 2015
Urfa'nın En İyi Siyaset Programı ve Moderatörü!19 Kasım 2015
Grip tedavisinde şifalı armağanlar‏17 Kasım 2015
Okuduğu Hutbe ile ATATÜRK09 Kasım 2015
Libya'dan Marul'un şifalı armağanları‏07 Kasım 2015
Milli İradenin Tezahürü; CUMHURİYET‏28 Ekim 2015
Romatizmaya Pratik öneri ve Çözümler04 Ekim 2015
Misrata'dan şifalı armağanlar‏02 Ekim 2015
Ey neslin terbiye edicileri!27 Eylül 2015
Kurban Bayramının Fazileti‏23 Eylül 2015

Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?

AK PARTİ
MHP
CHP
SP
DİĞER

Sonuçlar
En Çok Okunan
Sayfalar
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Radyo

Takvim
Bugünkü Gazeteler
Facebook Beğen

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Anasayfa | Sohbet Odasi
CH