harranajans
 
Ana Sayfa > DİYANET

Kur’an-ı Kerim’i Anlamak İçin Ne Yapmak Gerekir?
Flaş Haber
14 Mart 2012
Kur’an-ı Kerim’i Anlamak İçin Ne Yapmak Gerekir?
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

 

İlitam Akademi Sitesinin haftalık tartışma gününün bu haftaki konusu “Kur’an’ı Anlamak İçin Ne Yapmak Gerekir” sorusunu ele gündeme alarak, Kur’an merkezli bir diğer tartışma oturumu daha gerçekleştirdi. Oturumda söz alanlar ve görüşlerini sizler için özetledik. Konuşmacıların isimlerini açık olarak yazmayıp sadece ad ve soyadlarının ilk harflerini vermeyi tercih etmemizin sebebi, konuşmacıların bu özetten dolayı huzursuz olmalarını önlemektir.


alt

  • MS: Kur’an’ı anlamak için neler yapmalıyız sorusunu ele almak için, öncelikle anlamanın ne olduğunu ortaya koymak lazım. Geçen haftaki tartışmayı hatırlayacak olursak, Kur’an Hayatımızın Neresinde sorusuna cevap ararken, Kur’an’ın hayatımız da hiç de fazla yer tutmadığını görmüştük. Kur’an’ın hayatımızda olabilmesinin yollarından biri de onu anlamaktır elbette. İşte bu çerçeveden yaklaşıldığında Kur’an’ı anlamanın çok çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. O halde Kur’an’ı anlamak için ne yapmalıyız sorusuna cevap vermek, oldukça düşünerek hareket etmeyi gerektirir. Ben katılımcılara bu hususta ki düşüncelerini ifade etmek üzere oturumu başlatıyorum.
  • HK: Geçtiğimin hafta ve derslerinde Ali Duman hoca bahsetmişti, Kur’an’ı, ondaki ayetleri doğru anlamak için sahabenin o ayetlerden ne anladığını bilmemiz gerekir. Eğer bu yapılmazsa, herkes Kur’an’ı içinde bulunduğu şartlar çerçevesinde kendisine göre anlam çıkarmaya yönelecektir. İlahiyat fakültesinde okuyan bizler bile, Kur’an’ı orijinal Arapça metninden okuyup anlayacak durumda değiliz. Bu hususta sadece Arapça bilmek de yetmeyecektir. Sahabe onu anladığına göre onların anlayışları doğru anlayış olmalıdır.
  • alt
  • NY: Kur’an, Cenab-ı haktan kullarına gönderilmiş bir mektuptur. Söz gelimi Alman-ya’dan bize almanca olarak gönderilmiş bir mektubu okusak anlamayız. Bu sebeple Kur’an’ı okuyup anlamak için herkes Arapça bilecek de diyemeyeceğimize göre onu kendi dilimize çevirip okumalıyız. Geçtiğimiz gün arkadaşlarla birlikte meal okuduğumuz bir zamanda, okuduğumuz ayetin dilenciyi azarlama mealini duyunca korktum. Zira ben dilenciye para vermediğim gibi kimseye e vermemesini tenbih ederim. Bu ayeti okuyunca korktum. Ama Ali Duman hocama sorduğumda o ayetin iniş sebebinin farklı olduğunu, bağlamını izah edince, korkumdan kurtuldum. Bizler meal okurken ayetlerin sebebi nüzullerini ve bağlamlarını da düşünerek ayetlerin anlamaya çalışmalıyız.
  • HŞ: Bugün “Kur’an’ı Yaşamak İçin Kur’an’ı Doğru Anlamak” isimli bir yazı okudum. Orada hocanın bir ifadesi var: Ebu Cehil’in Kur’an’ı anlamasıyla Ebu Bekir’in Kur’an’ı anlaması arasında hiçbir fark yok. Ebu Cehil de Ebu Bekir de Kur’an’ı anladı. Fakat biri anlayarak iman ederken, diğeri anlayarak inkar etti”. Bugün durum farklılaşmaya başladı. Din dilinde ve dinle ilgili kavram ve yorumlarda farklılıklar ortaya çıkmış. Kur’an halkın anlayabileceği bir durumda olmadığı için alimlerin üzerine çok büyük vazifeler düşüyor.
  • RÜ: Hepimizin bildiği gibi Kur’an’ı anlamak için sadece meali okumak yeterli değildir. Doğru anlayış için sebebi nüzule, sahabenin anlayışına, peygamberimizin onu hayata geçirişine bakmamız gerekir. Bunun dışına ne yapmalıyız denirse, Kur’an kursu öğretileri olarak bizlere düşen görevlerden biri olarak sadece yüzünden okumayı değil öğrencilerimize meallerini de okumayı tavsiye edip öğretebiliriz. En azından bizlere düşen genç nesle Kur’an’ı yüzünden okumanın yetmeyeceğini, anlayarak okumak gerektiğini öğretmeliyiz. Yeni nesle bu şekilde yönlendirerek Kur’an’ı anlama hususunda geleceğe yönelik adım atmış oluruz.
  • Ali Duman: Bu soruyu cevaplamadan önce kanaatimce cevap verilmesi gereken bazı sorular var. Bunlardan biri siz Kur’an’ı anlamak için ne yapmalıyız dedikten sonra size şunu sorarla “anlayıp ne yapacaksın” diye. O halde Kur’an’ı neden anlamamız gerektiğini açıklamanız gerekir.” Anlamaktan maksadınız ne. Sizden önce insanlar anlamadı mı ki?”
  • NY: Kur’an’ı okumanın amacı onun içeriğini bilmeden rastgele okumak değildir. En azından içinde ne olduğunu bilmek için onu anlamalıyız. Zira anlamdan okumanın bir faydası yoktur. Lafa gelince Müslümanlar hayatımızın kay-nağı Kur’an’dır diyorlar. O halde hayat kaynaklarında ne olduğunu bilmek hakları vardır.
  • RÜ: Kur’an’ı neden anlamak istiyorsunuz diye sorarlarsa, şöyle cevap verebiliriz. Hayatımızda bazı sorunlar sıkıntılar varsa, bunun temel sebebi Kur’an’ı anlamadığımız içindir diye düşünüyorum. Kur’an’da sadece ibadete yönelik değil hayatın her alanına ilişkin bilgi ve hükümler vardır o halde hayatımızı ona göre düzenlemek bir Müslüman için gereklidir, buna öre onu anlamak zaten görevimizdir.
  • HŞ: Kur’an’ı anlamak için meal okumak yetmez. Onu Müslüman olmayan müsteşrikler de okuyor. Onu okumak yetmez. Okuduğum bir makalede, Kur’an’ın indiği dönemde insanlar aslında iyi ve kötünün ne olduğuna dair bazı değer hükümlerine sahiptirler. Kur’an bu insanlar bundan çok farklı şeyler getirmedi. Ancak o insanlar farkındalık oluşturdu. O halde Kur’an’ı okurken Allah’ın da ayetlerde dediği gibi düşünerek aklederek hareket etmeliyiz.
  • Ali Duman: Benim sorduğum soru şu idi “Kur’an’ı anlayarak okumaktan maksadınız nedir?”. Zira siz Kur’an’ı anlayarak okumak gerekir dediğiniz andan itibaren, bunun neden gerektiği sorusu ön plana çıkacaktır ve bu görüşünüzü dile getirdiğiniz insanlar bunun sebebini öğrenmek isteyeceklerdir. Zira Kur’an’ı anlayarak okumak demek içerisinde bir takım sosyal, siyasal, hukuki mesajlar olan bu kitapta yer alan bilgileri hayata geçireceğim ya da hayata geçirmek gerekir mesajını da içinde barındırır. Söyle buna döndüğü andan itibaren bir takım siyasal mesajları da içeriyor demektir. Bu bir nevi, Kur’an’ı anlayarak okumak lazım çünkü hayatı ona göre düzenlememiz gerekir demektir. Hayatı Kur’an’a göre düzenleme söylemi, toplumun çeşitli kesimleri tarafından doğrudan siyasal bir mesaj olarak algılanacaktır ve ister istemez inanan ya da inanmayanlar tarafından olumlu ve olumsuz çeşitli tepkilere yol açacaktır. Söz gelimi kendisini Müslüman ve dindar olarak tanımlayan insanlar Kur’an’ı anlayarak okumak gerektiği sözünüzden maksadın hüküm istinbat etmek amacına yönelik olduğunu düşünecek ve size bu hususta karşı çıkacaklardır. Çünkü Kur’an’da hüküm istinbat etmek sıradan Müslümanların yapabileceği bir şey değildir. Öte yandan dini şeriat ve şeriatı el kol kesen bir sistem olarak algılayanlar bu söylemi-nizden yeni bir yönetim biçimi önemek istediğiniz şeklinde bir algıya kapılacak ve buna karşı çıkacaklardır. Şu halde Kur’an’ı anlayarak okumak ya da Kur’an’ı anlamak gerektiği konusundaki söyleminizin amacını, hedefini net olarak ortaya koymanız gerekir. Söz gelimi bir İslam hukukçusu olarak ben de merak eder ve size sorarım Kur’an’ı anlayarak okuyunca ne olacak, kimlerin Kur’an’ı anlamak için okuması gerektiğini söylüyorsunuz?
  • AD: Kur’an’ı anlamaktan amaç öncelikle kendini bilmek kendini gerçekleştirmek olmalıdır. Bu sebeple Kur’an’ı anlamak ve Kur’an’a göre bir hayat kurmak gerekir. Geçmişte İslam alimleri Kur’an üzerine çok faydalı çalışmalar yapmışlardır. Bu inkar edilemez ancak onlar kendi dönemleri için ihtiyaçları şeyleri tespit etmişler demektir. Bu sebeple günümüzün meseleleri çözebilmek günümüzün insanın görevidir. bunu yapabilme için de Kur’an’ı anlamak zorundadır. Bu bizim için bir ihtiyaçtır. Geçmiş alimlerimizin Kur’an anlayışlarının yegane ve doğru anlayış olduğu düşüncesine katılmıyorum. Kur’an her nesilde yeniden anlaşılmak zorundadır. Biz de kendi çağımız için gerekli anlayışı Kur’andan almalıyız. Kur’an kainatı okumaktır.
  • OE: Allah’ın maksadını anlamak….onu hakkıyla anmak…var oluş maksadına uygun bir hayat yaşamak .. Kuran okumaktan maksat bir anlamda Allah hakkında konuşmak, O benden ne istiyor? sorusuna cevap aramaktır.
  • MS: Ali Hocamın sorusuna cevap olarak şunu söyleyebilirim: Allah’a hakkıyla kul olabilmek için mutlaka Kur’an’ın anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Elbette müslümanın belli siyasi, sosyal hedefleri olmalıdır. Kur’an’da Allah’ın çizdiği Müslüman portresinde de bu vardır. Müslüman Kur’an’ı doğru anlarsa, Allah’ın istediği standartta Müslüman olabilir. Kur’an’ı anlamadan doğru bir Müslüman olunamaz. Kur’an merkezli bir hayat kurmak için onu yaşamak ve uygulamak gerekir bu ise onu anlamadan olmaz.
  • DŞ: Kur’an’ı kim anlayabilir dersek, bana göre herkes kendine göre onu anlayabilir. Ancak önemli olan Kur’an’daki gerçek anlamı bulabilmektir. Ebu Hanife te’vil yolu olduğu sürece te’vilden dolayı küfr gerekmez diyor. Yani onu herkes aşırıya kaçmadan anlamaya çalışabilir. Bana göre iyi insan olmak, ahlaklı olmak gibi hedefler için de Kur’an anlaşılmalı. Kur’an’da sabırla ilgili okuduğum bir makalede Kur’an’da sabrın anlamını vermeden önce, insanların anladığı sabır anlayışı vermiş. Biz sabrı her türlü olumsuzluk karşısında ses çıkarmamak, katlanmak şeklinde anlıyoruz. Oysa Kur’an’da her haksızlığa karşı katlanmayı değil, o haksızlıkla mücadele etmeyi ve bu süreçte Allaha tevekkül ederek sabretmeyi sabır olarak niteliyor cenab-ı hak. Buna göre bizim bildiğimiz sabır anlayışı Kur’an’la çelişmekte. Biz başımıza ne gelirse gelsin ses çıkarmamayı sabır olarak niteliyoruz. Halbuki Kur’an mücadele ederken sabırlı olmayı emrediyor.
  • EP: Bir hadisle başlayayım: Ebu’d-Derda’dan nakledilen bir hadis şöyle: Nebi ile birlikteydik bir ara gözlerini semaya kaldırdı ve dedi ki: “gün gelir ilim insanları terk eder. İnsanların onda hiçbir nasibi kalmaz”. Biri şöyle sordu: “biz Kur’an’ı okuyoruz ilim bizi nasıl terk edebilir ki”. Resulullah: “ben de seni Medinelilerin akıllısı sanırdım. Yahudi ve Hıristiyanların elinde Tevrat İncil yok muydu?” dedi. Bir ayette de Al- İmran 104. Ayet: “Sizden iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk olsun kurtuluşa erenler onlardır”. Bu ayet ve hadisten hareketle şunları söyleyebilirim. Bizler hep dar çerçeveden meseleye bakıyoruz. Sadece iyi bir Müslüman olarak yaşayayım diyoruz. Bu ayete göre mü’min bütün insanlığın derdini dert edinen bir insan olmalı. Tarihte böyle müminlerin hakim olduğu zamanlar da olmuştur. Bu dönemlerde Kur’an’ın mesajını insanlara iletebilme kaygısını güden Müslüman toplumları olmuşlardır. Bir başka hususta şudur: Allah, Kur’an’da pek çok ayette kendisi için GANİ sıfatını kullanır. O hiçbir şeye muhtaç değildir o zengindir anlamındadır. Aynı şey Kur’an için de söylenebilir. Kur’an anlaşılmaya muhtaç bir kitap değildir. Kur’an’ın bütün insanlar tarafından anlaşılması ona değerler katmadığı gibi, hiç kimsenin onu anlamaması da ondan bir şey eksiltmez. Buna göre Ali Hocamın sorusuna gelecek olursam: Neden Kur’an’ı anlamaya çalışıyorsunuz sorusuna yani. Buna cemaate daha iyi vaaz vereyim diyecek halimiz yoktur. İnsanlar Kur’an’dan uzaklaşmışlar, ondan mahrum kalmışlar. Kanaatimce bir reçete gerekiyor. Belki biz tarihsel mirasımızı da göz önünde tutarak günümüz şartlarında Kur’an’ı anlama çabası içinde olmalıyız ki, insanlara ihtiyaçları olan reçeteyi verebilelim. Derdimiz sadece okumak değil, anlamak ve yaşamak da olmalı. Bu sadece bizlere mahsus da olmamalı bu imkanlardan mahrum olan diğer din kardeşlerimizi de düşünmeliyiz.
  • AD: Kur’an elbette bizim kendisini anlamaya ihtiyacımız olan bir kaynak. Kanaatimce her toplum her dönemde Kur’anla yenilenmeli. Çünkü Kur’an toplumları yenileyici bir özelliğe sahip. Kur’an’ı bizden önceki nesillerin anlamış olması yeterli değildir. Kanaatimce Kur’an’ı yeniden yine anlamak yani dinde reform yapmak gerekir. Burada reform ile kastım dini yeni baştan ele almak değil, Kur’an’ı yeniden yeniden anlayarak, Kur’an ahlaki ve Kur’an bakış açısını her dönemde çağa uygun olarak yeniden anlamı inşa etmek olmalı. Burada amaç dini Allah’a has kılmak için olmalı. Nitekim bu bir Kur’an ayetidir. Yahudileri Siyonistleri düşünün, bunlar dinleri temel siyasal hedefleri haline getirmişlerdir. Mademki Kur’an bir hayat kitabıdır onu hayata geçirmek gerekir. Evrensel İslam medeniyeti oluşturmak için Kur’an’ı anlamalıyız. Bunun için herkese görev düşüyor. Hiç kimse birileri yapsın diye bu vazifeyi başkalarına atamaz. Herkes elinden geldiğince bu hususa katkı yapmaya çalışmalıdır. İlahiyat fakültesinde okuyan bizler de üzerimize düşeni yapmak Kur’an’ın neresindeyiz sorusunu sormalı ve Kur’an’ı anlamaktan amacımızda ortaya çıkmış olsun.
  • EA: Kur’an hayattır, her şeyle ilgili Kur’an’da çözüm vardır. Kur’an hayat sahiplerini uyaran bir kitaptır. Yasin suresinde Allah, “ölümünden sonra arzı tekrar diriltir. Bu misalleri veriyoruz ki akledesiniz” diyor. Demek ki ölümünden sonra toprağın dirilmesiyle, insanların kalplerinin dirilmesini anlayabiliriz. Türk milleti olarak geldiğimiz noktaya nereden geldiğimizi incelersek, bizden önceki nesillerle ilgili çeşitli sorunlar olsa bile onları suçlayamayacağımızı düşünüyorum. Kur’ân’ı anlamak sadece meali okumak mıdır? Ya da sadece Arapça metni tercüme etmeye çalışmak mı Kur’an’ı anlamaktır. Geçmişte bu kadar ulemanın yapmış olduğu hizmetleri yok mu saymalıyız, bir kenara mı atmalıyız? Bütün bu birikimi yok mu sayalım? Yoksa, tarihsel süreçte ulemanın ürünleri ve günümüzü de dikkate alarak bu ikisini harmanlayarak ortaya bir Kur’an anlayışı koymak gerekmez mi? Dinin pratiğe bakan yönlerini, geçmişi de dikkate alarak, zamanının değişmesini de göz önünde tutarak Kur’an’dan yeni bir anlayış çıkarmak mümkündür. Hocamızın sorusuna şöyle cevap verebilirim. Kendimi tanımak için Kur’an okumak zorundayım. Allah2ı da tanımak zorundayım. Kur’an hem Allah’ı hem de beni bana tanıtıyor. Kendi kendimle çelişmemem, kendimle barışık bir insan olmak için Kur2na’ı okumak anlamak zorundayım. Kur’an bana münafık olmamam gerektiğini, doğru, dürüst ilkeli olmam gerektiğini söy-lüyor. Rabbimi bilmek için de Kur’an’ı okuyup anlamalıyım. Ayrıca tüm insanlıkla barışık olabilmem için Kur’an’ı okuyup anlamam lazım. Çünkü insanlarla olan münasebetlerimi Kur’an yönetiyor. Onu okumadan bu ilişkilerimi sağlıklı kuramam. İnsanın doğasında olan yanlış eğilimleri törpüleyebilmek için de Kur’an’ı okuyup anlamam lazım. İnsan olmanın gereği olan ben kimim nerden geldim nereye gidiyorum gibi temel sorulara cevap bulabilmem için Kur’an’ı okuyup anlamam lazım. İnsan her ne yöne yönelirse yönelsin hayatının her alanında Kur’an’a muhtaçtır. Kur’an insanın navigasyonudur diyebiliriz.
  • HŞ: Hocamın sorusuna cevap vermek istiyorum: sorduğunuz soruyu soranlara şunu sorarım: Kur’an sadece alimlere mi inmiş, sadece peygambere ve sahabeye mi indi, müfessirlere mi indi. Bütün insanlığa inmedi mi? O halde onu anlamak zorunda değil miyiz?
  • Ali Duman: Kur’an’ı doğru anlamakla ne kastediyorsunuz?
  • EA: Kur’an’ı anlamak Kur’an’ın mealini ya da Arapçasını okuyup tercüme etmek midir? Yoksa Kur’an’ı anlamak bilimsel birikimle birlikte Kur’an’ı yeniden düşünüp yorumlamak mı? Kur’an’ı meallerden okuyup anlamak, mü-kemmel Arapçası olan bilim adamlarının bile altında kalkmakta güçlük çektikleri bir şey. Bunu biz tarlada bahçede çalışan insandan Kur’an’ı an-lamasını nasıl bekleyebiliriz. Kur’an’ı anlamak kolay bir şey mi? Sokaktaki vatandaştan bunu anlayıp hayatını buna göre düzenlemesini beklemek haksızlık olmaz mı? Ona aç meali ve Kur’an’ı anla demek, ona kaldıramayacağın bir yük yüklemektir. Biz ilahiyat okuyup, bize ders veren insanların bu konuda ne kadar başarılı olmuşlar ki, sıradan insandan böyle bir şey beklemek nasıl olacak? Üstelik hocalarımızın bile konuştuklarında aynı ayetten farklı anlamlar çıkarıyorlar. Çelişkili şeyler söyleyebiliyorlar. Sıradan bir insan nasıl Kur’an’ın mealini okuyup anlayacak. Bunu akademisyenler bile rahat rahat yapamıyor. Üstelik bizler insanlarımızı Kur’an’ı sadece yüzünden okudukları için eleştiriyoruz ama, bundan daha fazlasını yapmasını beklemek nasıl olabilir? Bunu bu işlerde ihtisas sahibi olan insanlar bile başaramıyorsa, insanımızı eleştirmeye hakkımız olmadığını düşünüyorum. Bu konuda bir başka sıkıntı televizyonlardan akademisyen hocalarımızın sürekli halkımızı Kur’an’ı anlamak için okumamakla eleştirmesi. İnsanımız bunu nasıl yapabilir. Ben ilahiyat okuduğum halde bütün işlerimi bıraksam bu işlerin altından kalkamam. Televizyonlarda çıkan akademisyenlerin halka rehberlik edemediğini düşünüyorum.
  • AD: Erkan hocama kısmen katılmıyorum. Bu Kur’an’ın indiği dönem insanı cahil bir topluluktu ama onlar anladı. Elbette Kur’an onların dilleriyle inmişti, pey-gamber içlerindeydi ama, yine de bugün için her insanımızın Kur’an’ı an-layabileceğini düşünüyorum. Hiç kimse Kur’an’ı birileri okusun diğerleri-ne anlatsın onlar da kabul etsinler dememeli. Kur’an insanların dini olmaktan alimlerin dini haline getirilmemeli. Onların anlayışlarını yorum olarak değerlendirmeliyiz.
  • Ali Duman: Bu durumda tevbe suresi 122. Ayeti nasıl yorumlayacaksınız?
  • AD: Bu ayeti, köydeki müslüman siz Kur’an’ı kim nasıl yorumlarsa onunla yetinin mi diyeceğiz? Ayetin bu kısmını içtihatla ilgili olarak değerlendiriyorum. İçtihatla sorumlu kişinin elbette farklı bir donanıma sahip olması gerekir. Bu sebeple onlar dinde tefakkuh etmek zorundadırlar ama bu Kur’an’ı alimlerin kitabı, İslam’ı alimlerin dini haline getirmeye yol açmamalı. Mutlaka köyde yaşayan insanın da Kur’an’dan anlayacağı bir şey vardır.
  • Ali Duman: Bu herkes Kur’an’ı kendine göre anlamalı mı demek oluyor?
  • AD: Hayır, herkes kendine göre bir anlama biçimi vardır. Kastım herkes kendine göre yorumlamalı demek istemiyorum. Herkes bir şekilde anlayabilir diyorum. Yorumu öne alarak, Kur’an’la insanlar arasında mesafe konulmamalı diyorum.
  • MS: Kur’an’ı herkes anlamak için okumalıdır denilebilir. Ancak bunun dereceleri vardır. Kim ne kadar anlamalı, hangi konuları anlayabilir şeklinde ayırım yapılabilir. Bana göre günlük hayatta ibadetlerinde kendisine lazım olan fıkhi bilgileri ilgilendiren ahkam ayetlerini yani ilmihaline ait Kur’an bilgilerini anlamak her müslümanın görevidir. Ancak bunun dışında üst düzey bir anlama kastediliyorsa, bu akademisyen ve Kur’an araştırmayı görev addedenlerin işidir. Kanaatimce Kur’an’ı anlamanın yöntemi belli olmalı. Bu nasıl olacak denirse, bu Kur’an ve sünnetten çıkarılabilir. Bir diğer soru sahabenin anlayışı doğru Kur’an anlayışıdır deniliyor. Benim şunu soruyorum sahabeni hepsi Kur’an’ı anlamak için ekstradan gayret mi sarf etmiş? Mesela bedevi olan bir sahabe Kur’an’ı nasıl anlamış onun anlayışı da doğru bir anlayış mı? Kur’an’ı birileri okusun diğerlerine anlatsın, diğerleri ondan öğrensin denirse, Kur’an’ın teakkul emrini nasıl yorumlayacağız? Kur’an’ı hiçbir siyasi ve sosyal düşünceye hizmet etmek amacıyla anlamaya çalışmak doğru bir anlamadır denilemez.
  • ÖK: başında bir hoca yokken Ayşe teyze kuranı anlayabilir mi adını bile zor yazan?
  • MS: Bunu demek istemiyorum. Ama Ayşe teyzeye Kur’an’ı anlamak üzer okuyabileceğini öğretebileceğimizi düşünüyorum.
  • Y: kurandaki her ayetinde bugün anladığından farklı bir hikmet buluyor insan her defasında sanki bu ayeti daha önce hiç okumamışsın gibi yeni geliyor
  • MS: Balık vermek değil, balık tutmayı öğretmek gerekir insanlara. Kur’an’ı okumak sadece belli günlerde ibadet amaçlı okumak olmuşsa, hatim günleri düzenleniyorsa, böyle okumak mı doğrudur? Elbette herkes Kur’an üzerinde okusun içtihat yapsın demiyorum ama en azından bu işi meslek haline getirmiş insanların onu anlamak için çaba sarf etmesi gerekir diye düşünüyorum.
  • Y: yani sabit değil çıkarılacak dersler o yüzden bir açıklanan açıklanmış diye öyle kalmamalı herkes aldığı ölçüde bir şey alabilmek için çabalı.
  • AD: Elbette her insanın Kur’an’ı okuyup anlamasını ve içtihat etmesini beklemek yanlıştır. Müçtehit imamlar bile, kimi zaman görüşlerini değiştirebilmişlerdir. Bizim burada Kur’an’ı anlamakla kastımız Müslümanların en azından içeriğinden haberdar olmalarıdır. Kur’an’ın her zaman farklı anlaşılabileceğinin en önemli delili bunca mezhebin çıkmasıdır. Hepsi Kur’an’ı okumuş farklı anlamıştır. Bu normaldir. Kur’an’ı farklı anlamak ve farklı yorumlamak normaldir. Ama sıradan insandan beklenen zaten içtihat etmek üzere bir anlama değildir. Ondan beklenen inandığı iman ettiği dinin temel kitabından haberdar olmasıdır.
  • Ali Duman: Tamam diyelim ki Müslüman kitabını okudu ve anladı, o zaman ne ola-cak? Yani Müslüman Kur’an’ı anlayarak okumalı diyorsunuz. Söylem güzel, iyi de bunu ne için yapmalı. Zaten tarih boyunca alimler Kur’an’ı okumuş anlamış ve nasıl anlaşılacağı konusunda yol göstermiş, Müslüman Kur’an’ı anlayarak okuyunca bunlardan başka bir şey mi elde edecek?
  • AD: Hüküm istinbat etmek için anlayarak okusunlar demiyorum. Şari’in kendilerine ne dediğinin bilgisine sahip olmalılar en azından diyorum.
  • EA: Kur’an’ı herkesin kendisinin okuyup rastgele anlamasının yolunu açmak, ümme-tin dağılmasına yol açabilir. Mecburen Kur’an ve dinde tefakkuh eden alimlere uymak onları takip etmek zorundayız. Bu taklitçilik değildir. Dini bir zorunluluktur. Herkesin Kur’an’ı anlaması imkansızdır. Mutlaka birilerinin rehberliğine ihtiyaç vardır.
  • Ali Duman: Benim bu soruları size sorarken maksadım, ne hakkında konuştuğunuzun farkında olup olmadığınızı sınamaktı. Bence Kur’an’ı Doğru Anlamak İçin Ne Yapılmalı sorusu, Müslüman toplumunun genelini ilgilendiren ya da genelini kapsayan bir soru değildir. İşi Kur’an ve İslami ilimleri araştırmak olan insanların kaçınılmaz olarak Kur’an’ı okumak ve anlamak görevi vardır ve Kur’an’ı doğru anlamadığınız sürece yapacağınız araştırmalardan çıkaracağınız sonuçlar doğru olmayacaktır. Dolayısıyla soru Tevbe Suresi 122. Ayette ifade edilen ve “Eğer bilmiyorsanız ehl-i zikre sorun” ayetinde geçen ehl-i zikrin Kur’an’ı doğru anlaması şeklinde işin uzmanlarına yöneltilen bir soru olmalıdır. İlahiyat fakültesi okuyan sizler de bir dereceye kadar sorunun muhatabısınız. Zira sizler de toplum karşısında dinle ilgili hususlar da bilgisine başvurulacak kişiler olacaksınız. Kur’an’ı doğru anlamak sizin de görevinizdir. Bu yönüyle Kur’an’ı doğru anlamak, Kur’an ilimleriyle din ilimleriyle uğraşanların temel görevi ise, bu kimseler Kur’an’ı doğru anlamak zorundaysa, bunun için ne yapabilirler ya da ne yapılmalıdır şeklinde mesele vaz edilmelidir.



Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer DİYANET Haberleri

Başlık Tarih
 
Müftü İhsan Açık'tan Anlamlı Ziyaret27 Ekim 2017
Müftü Açık'tan, Halfeti’li Öğrencilerle Söyleşi19 Ekim 2017
Korutürk kabri başında anıldı 13 Ekim 2017
Dunyanin en eski camilerin Fotoğraflari ve Hüsnü hat Sergisinin açılışını yapıldı02 Ekim 2017
Şanlıurfa İl Müftülüğü'nden Mevlid-i Şerif 02 Ekim 2017
İlçe Müftüler toplantısı İl Müftülüğünde yapıldı27 Eylül 2017
ŞEHİT ARDA ŞEN İÇİN MEVLİD OKUTULDU26 Eylül 2017
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ı ziyaret etti 21 Eylül 2017
ŞANLIURFA VALİSİ SAYIN ABDULLAH ERİN’İN KURBAN BAYRAMI MESAJI31 Ağustos 2017
Şanlıurfa Harran 2017 Kurban Bayramı Namazı saati ve vakti31 Ağustos 2017
Bayram Namazı Nasıl Kılınır?25 Haziran 2017
Umre yapan Gençler Şanlıurfa’ya Döndu13 Haziran 2017
Şanlıurfa il Müftülüğü İstanbul'un Fethi'nin 564. yıl dönümü dolayısıyla bir fetih programı düzenledi.31 Mayıs 2017
Peygamberler Şehrinde Regaib Kandili31 Mart 2017
ULUSLARARASI İSLAM BİLGELERİ ZİRVESİNDE İKİNCİ GÜN04 Mart 2017
Din İşleri Kurul Üyesi Erul Şanlıurfa’da06 Aralık 2016
BAŞKAN TURMUŞ’TAN BAYRAM MESAJI11 Eylül 2016
Milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi'nde11 Eylül 2016
Harran’lı Vatandaşlar İlk Kez Sakalı Şerif-i Ziyaret Ettiler20 Nisan 2016
Harran köy okulunda kutlu doğum etkinliği19 Nisan 2016
Harran’da İmam Hatip Okulları Platformu Yapıldı.09 Mart 2016
Harran Müftülüğü Hazreti Yakup Külliyesinin konferans salonu Törenle Açıldı16 Şubat 2016
Mehmet Görmez, Sultanahmet Camisi'nde hutbe okudu15 Ocak 2016
Mehmet Görmez Suudi Arabistan'da konuştu03 Ocak 2016
Adana'da 16 Alim icazet aldı11 Aralık 2015
HARRAN’DA CUMA NAMAZI ÇIKIŞINDA 3 BİN KİŞİYE AŞURE İKRAMI 30 Ekim 2015
Meclis Üyesi Ardan'ın Mesajı 23 Eylül 2015
CAMİ İMAMI ŞEHİDE ŞİİR YAZI 20 Ağustos 2015
HARRAN’DA RAMAZAN BAYRAM KUTLAMALARI17 Temmuz 2015
Kıyame Suresi05 Temmuz 2015
Sadaka-i fıtır ve Kul hakları‏05 Temmuz 2015
URFA BELEDİYESİ’NDEN HARRAN'DA İLAHİ KONSERİ22 Haziran 2015
Bu yıl da orucu yasakladı18 Haziran 2015
ABDULHEKİM ÖZ'DEN NASİHATLAR17 Haziran 2015
Harran İlçe Müftüsü Abdulhekim Öz'ün Berat Gecesi Mesajı:01 Haziran 2015
Mehmet Özyavuz Kuran kursu ve külliyesi hizmete açıldı. 22 Mayıs 2015
RECAİ HAZAR’DAN“MİRAÇ KANDİLİ” MESAJI15 Mayıs 2015
HARRAN MEDRESESİNE KAVUSUYOR26 Nisan 2015
HARRAN’DA BİN SURİYELİ AİLEYE YARDIM YAPILDI16 Nisan 2015
İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KARANFİL DAĞITTI14 Nisan 2015
Müftü Açık, Bu Kez Balıklıgöl'e Aracıyla Girdi25 Mart 2015
BEŞİR DERNEĞİNDEN 3000 KİŞİYE AŞURE İKRAMI 15 Kasım 2014
“Üyelerimizin sürekli yanında olacağız”11 Kasım 2014
BEŞİR DERNEĞİ YARDIMLARI DEVAM EDİYOR.06 Eylül 2014
Trabzon’dan Şanlurfa’ya Gelden Fatih Polat Türkiye Birincisi oldu.17 Ağustos 2014
CEVAT HOCA, VAAZ VERDİ05 Ağustos 2014
İbrahim Özyavuz, Ramazan Bayramı nedeniyle bir açıklama yaptı.27 Temmuz 2014
23. Dönem Şanlıurfa Milletvekili Çağla Aktemur’un Ramazan Bayramı Mesajı27 Temmuz 2014
Harran Dedaş Şube Şefi Recai Hazar’ın Bayram Mesajı27 Temmuz 2014
Şanlıurfa İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Boğa’nın Ramazan Bayramı Mesajı27 Temmuz 2014
AYŞE YALÇINTAŞ’IN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI 27 Temmuz 2014
Arefe günü nasıl ibadet etmeli?26 Temmuz 2014
Kadir Gecesi’nde camiler doldu taştı23 Temmuz 2014
23. Dönem Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Aktemur, Kadir Gecesi nedeniyle bir mesaj yayınladı.23 Temmuz 2014
Mhp Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Özyavuz'un Kadir Gecesi Mesajı23 Temmuz 2014
KADİR GECESİ KUTLAMA MESAJLARI 23 Temmuz 2014
Kadir Gecesi Samimiyet İster‏22 Temmuz 2014
Sahurda Hangi Dualar Okunur10 Temmuz 2014
MHP Şanlıurfa İl Başkanlığı iftar çadırında vatandaşları ağırlıyor09 Temmuz 2014
Fitre Miktarları Belli Oldu07 Temmuz 2014
FATMA ANAMIZ'IN ÇEYİZİ07 Temmuz 2014
Teravih namazı ve sağlığımız 27 Haziran 2014
Harranlılar ilk gün tam 17 saat 38 dakika oruç tutacak.26 Haziran 2014
Ramazan-ı Şerif ve Sabır23 Haziran 2014
23. DÖNEM MİLLETVEKİLİ ÇAĞLA AKTEMUR'UN MESAJI 12 Haziran 2014
Ey Yüce Türk İslam alemi!12 Haziran 2014
Berat gecesi ve Jandarmanın kuruluş yıldönümü11 Haziran 2014
''HAYATİ HARRANİ'Yİ TANIMA VE ANLAMA'' ETKİNLİĞİ30 Mayıs 2014
sabır ve dedikodu psikolojisi30 Mayıs 2014
HATİPOĞLU İZDİHAMI27 Mayıs 2014
KÖŞE YAZARIMIZ İZZETTİN OKKALI’NIN SON YAZISI25 Mayıs 2014
Erdoğan şehidinin evinde Kur'an-ı Kerim okudu25 Mayıs 2014
ÇAĞLA AKTEMUR’UN MİRAÇ KANDİLİ MESAJI25 Mayıs 2014
Köşe Yazarımız Numan Aladağ'ın Yazısı25 Mayıs 2014
ÇAĞLA AKTEMUR'UN MESAJI 15 Nisan 2014
KUTLU DOĞUM ZİYARETİ 14 Nisan 2014
HARRAN CAMİİ İNŞAATI YARDIM BEKLİYOR 10 Mart 2014
Medyen Kavmi Neden Helak Oldu?10 Şubat 2014
Ataşelik ve Müşavirlik Seminerine katılan Harran Müftüsü döndü.15 Ocak 2014
Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun12 Ocak 2014
HARRAN'DA CUMA NAMAZI ÇIKIŞI 2000 KİŞİYE AŞURE 23 Kasım 2013
Harran'da ikinci büyük camii yapılacak!29 Ekim 2013
AKILLI 'YA Hergün Bayram !13 Ekim 2013
Parapara Köyü Kur'an Kursu Hizmete Açıldı. 06 Ekim 2013
Urfa'da Hz. İbrahim'i Konuşmak05 Ekim 2013
İlk Hac Kafilesi Yarın Kutsal Topraklara Gidiyor11 Eylül 2013
Harran Müftülüğüne Bağlı Kur'an Kursları Meyvelerini Vermeye Başladı06 Eylül 2013
Kadir Gecesi’nde camiler doldu taştı04 Ağustos 2013
SAİT ARDAN'IN KUTLAMA MESAJI03 Ağustos 2013
ÇAĞLA ÖZYAVUZ'UN KADİR GECESİ MESAJI03 Ağustos 2013
Diyanet'ten Hacı Adaylarını Yasa Boğan Kura 24 Temmuz 2013
Orucu bozan ve bozmayan durumlar18 Temmuz 2013
Sünnetleri terk etmeyin!18 Temmuz 2013
Hatipoğlu, İranlı Din Adamına Cevap Verdi15 Temmuz 2013
Peygamberimizi Ağlatan O Olay...14 Temmuz 2013
En Güzel ‘Ezan’ Şanlıurfa’da Okunacak12 Temmuz 2013
2. Hac Kuraları İçin Tarih Belli Oldu12 Temmuz 2013
Mahmut Özyavuz'un Ramazan Ayı Mesajı09 Temmuz 2013
ÇAĞLA ÖZYAVUZ’DAN RAMAZAN MESAJI08 Temmuz 2013
İlk Teravih Ve İlk Sahur Bu Gece08 Temmuz 2013
HACI ADAYLARINA ŞOK!18 Haziran 2013
Cuma hutbesi: Anız yakmak haramdır12 Haziran 2013
TÜRKİYE DÖRDÜNCÜSÜ HARRAN'DAN 30 Mayıs 2013
HARRAN DİYANET-SEN 'DEN BÜYÜK DAVET22 Mayıs 2013
Regaip Kandilinde Camiler Dolup Taştı17 Mayıs 2013
ÜÇ AYLAR VE İLK KANDİL GECESİNİN(REGAİB) FAZİLETİ11 Mayıs 2013
Çadır Kent’te Kuran-ı En Güzel Okuma11 Mayıs 2013
PEYGAMBERİMİZİN OKUDUĞU ÖZEL DUA10 Mayıs 2013
KUTLU DOĞUM HAFTASININ ARDINDAN28 Nisan 2013
HARRAN’DA KUTLU DOĞUM ETKİNLİĞİNDE ORKESTRA EŞLİĞİNDE İLAHİLER SÖYLENDİ 19 Nisan 2013
Kur'an Ziyafeti ve Hatim Duasına Davet17 Nisan 2013
HAFIZLIK BÖLGE YARIŞMASI BİRİNCİSİ HARRAN’DAN 15 Nisan 2013
Yüz Binler Hac Yolunda27 Mart 2013
HAFIZLIK YARIŞMASI İL BİRİNCİSİ HARRANDAN25 Mart 2013
DİYANET-SEN TURKİYE BULUŞMASI22 Mart 2013
GELECEĞİN İMAMLARI 18 Mart 2013
DİYANET-SEN DEN YEMEKLİ İSTİŞARE TOPLANTISI12 Mart 2013
Harran ‘da Kur’an Kurslarının Sayısı Artıyor.28 Şubat 2013
Yardımlaşma geleceğimizdir.19 Şubat 2013
STAJER İMAMLARA YEMEK 14 Şubat 2013
Hac kayıtları başladı04 Şubat 2013
Mevlit Kandili'nde camiler doldu taştı24 Ocak 2013
Harran İlçe Müftüsü Sebahattin TURAN’ın Mevlid Kandili Mesajı.23 Ocak 2013
Diyanet- Sen, Aksan’la devam dedi. 08 Ocak 2013
Seminer Harran İlçe Müftüsü Sebahattin TURAN'ın Kur'an tilavetiyle Başladı.29 Aralık 2012
Hz. Mevlana ve Şair Yusuf Nabi Anıldı27 Aralık 2012
Harran Merkez ve köylerde Kur'an Kursları Açıldı16 Kasım 2012
İlk Hacı Kafilesi Yurda Döndü31 Ekim 2012
Müslümanlar, Bayram Namazında Camileri 25 Ekim 2012
Kabe’de Gözyaşları Yağmura Karıştı (VİDEO)22 Ekim 2012
İl İl Bayram Namazı Saatleri22 Ekim 2012
Hacılar Habur’da Bekletiliyor19 Ekim 2012
Kurbanlarınız Yoksulların Bayramı Olsun18 Ekim 2012
Hayat Bin Kays El Harrani (1185 )17 Ekim 2012
Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'den Önemli Tavsiye16 Ekim 2012
Abdüssamed’ten Etkileyici Tilavet28 Eylül 2012
7590 kişi din değiştirip Müslüman oldu16 Eylül 2012
AK PARTİ İLÇE BAŞKANINDAN KANDİL MESAJI14 Ağustos 2012
MÜFTÜLÜĞÜ KİMSE GÖRMÜYOR MU?09 Ağustos 2012
Mevlevihane Camii İnşaatı30 Temmuz 2012
Ak Parti’den Hayati Harrani’de İftar27 Temmuz 2012
Dünyanın Merkezi Kâbe25 Temmuz 2012
Ne diyet ne de ziyafet, oruç bir ibadet18 Temmuz 2012
Davacı imam kazandı KANDİLDE MESAJ HAKKI İÇİN DAVA17 Temmuz 2012
Bu Gece Kurtuluş Gecesi04 Temmuz 2012
İlçe Başkanı Özyavuz Berat Kandili dolayısıyla bir mesaj yayınladı.04 Temmuz 2012
2012 Fitre Miktarları Belirlendi30 Haziran 2012
AK PARTİ HARRAN İLÇE BAŞKANI MAHMUT ÖZYAVUZ'UN MESAJI 16 Haziran 2012
MÜBAREK 3 AYLARI NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ ? 12 Haziran 2012
HARRANİ HAZRETLERİNDE CUMA GÜNLERİ ZİKİR VE ÇORBA01 Haziran 2012
Hac Kuraları Yarın Çekiliyor28 Mayıs 2012
Özyavuz'un Kutlama Mesajı 24 Mayıs 2012
Üç Aylar Bugün Başladı22 Mayıs 2012
DİN GÖREVLİLERİ HARRAN’DA 20 Mayıs 2012
Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen meyveler20 Mayıs 2012
Bediüzzaman Urfa’da Anıldı29 Nisan 2012
Kutlu Doğum Haftası Etkinliklerinde Kardeşlik Anlatıldı 17 Nisan 2012
VİCDANLAR ALLAH DEDİ16 Nisan 2012
Harran’da Kur’an Ziyafeti07 Nisan 2012
KURAN ZİYAFETİNE DAVET03 Nisan 2012
Camide Zazaca ve Kürtçe Vaaz Dönemi26 Mart 2012
2012 Yılı Hac Kayıtları Başlıyor24 Mart 2012
Vakıflar Göreve23 Mart 2012
BARIŞ, ALLAH’IN EN BÜYÜK LÜTUFLARINDANDIR18 Mart 2012
Abdullah Akkurt’un Kaleminden 15 Mart 2012
GÖNÜLDEN BÝR SES...20 Ağustos 2011
20 bin kiþilik cami cemaatsiz kaldý01 Ağustos 2011
Görmez: Sigara kokan imam istemiyorum27 Temmuz 2011
Fitre Miktarý Belirlendi11 Temmuz 2011

Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?

AK PARTİ
MHP
CHP
SP
DİĞER

Sonuçlar
En Çok Okunan
Sayfalar
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Radyo

Takvim
Bugünkü Gazeteler
Facebook Beğen

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Anasayfa | Sohbet Odasi
CH