harranajans
 
Ana Sayfa > DİYANET

Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen meyveler
20 Mayıs 2012
Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen meyveler
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Kur'ân'da bazı gıda maddeleriyle birlikte bazı meyvelerin adı da zikrediliyor. Bunlardan hurma, incir ve zeytin en çok bilineni. Ama nar, kiraz ve muzun da Kur'an'da geçtiğini çok kimse bilmiyor. Yeni Ümit dergisinin son sayısında Prof. Dr. Davut Aydüz'ün kaleme aldığı "Kur'ân-ı Kerîm'de Zikredilen Meyveler" adlı makalede bu meyvelere de dikkat çekiliyor. İşte Prof. Dr. Aydüz'ün o makalesi...

Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan, sık sık nazarlarımızı kâinat kitabına tevcih etmekte, kader, kudret, ilim ve irade kaleminin kâinattaki icraatına dikkatlerimizi çekmekte ve mü'minleri tefekküre, araştırmaya sevk etmektedir.
 
Kur'ân, insanlara dinî, ahlâkî, hukukî kanunlar ve kaideler getirmekle kalmamış, aynı zamanda şu âna kadar bilinebilen en mükemmel koruyucu hekimlik kaidelerini ve prensiplerini de vaz'etmiştir. Hattâ diyebiliriz ki Kur'ân, sadece koruyucu hekimlik ile alâkalı sahalarda değil, diğer bütün alanlarda da getirdiği hükümlerle insan sağlığını korumayı hedef edinmiştir. 
 
İslâm ve onun yüce kitabı Kur'ân, her şeyden önce insanı muhatap almakta ve her şeyi ile ona hitap etmektedir. Bu sebeple de Kur'ân, her türlü bedenî ve ruhî hastalıktan insanların korunmasını istemekte ve bu konularda da sağlam ve esaslı prensipler ve kanunlar getirmektedir. Kur'ân'ın gösterdiği bu sağlam ve temel esaslar, öncelikle insanın rûhen ve bedenen hastalanmamasını emniyet altına almakta; fakat hastalandığında da tedavi yollarını ve usullerini insanlara işaret etmektedir. 
 
Kur'ân'da bazı gıda maddeleriyle birlikte bazı meyvelerin adı zikredilmiş; fakat geniş ve tafsilâtlı bir biçimde bu maddelerin özelliklerine yer verilmemiştir. Bu ölçüde geniş ve tafsilâtlı bir besin bilgisinin bulunması da zaten onun gayesine ters düşerdi. Ancak bu konuda dikkat çekici bir husus vardır ki, o da bu gıda maddeleri ve meyvelerin adıdır. Kur'ân'da zikredilen bu gıda maddeleri ve meyveler, insan sağlığı için mutlaka lüzumlu olan protein, karbonhidrat ve yağları ihtiva etmektedir. Proteinli yiyeceklerden et, balık ve sütü zikreden Kur'ân, karbonhidratlı yiyeceklerden ise, buğday, soğan, sarımsak, mercimek, hurma ve üzüm gibi sebze ve meyveleri zikretmekte ve nebatî yağlardan bahsetmektedir. 
 
Pek çok yiyecek maddesinin arasında bunların zikredilmesi tesadüfî değildir. Çağımızda çok daha iyi anlaşılmıştır ki, bu maddelerin insan sağlığında çok önemli bir yeri bulunmaktadır. Hattâ diyebiliriz ki, insan sağlığını koruyan bu gıda maddeleridir. Kur'ân, bunları zikretmekle, insan sağlığını korumaya vesile olan maddeleri zikretmiş olmakta ve insanların, bu gıda maddelerine dikkatlerini çekmiş ve bunlara olan ihtiyaçlarını belirtmiş olmaktadır. Çağımızdaki beslenme uzmanları da aynı şeyi söylemektedirler. Zîrâ beslenmede gıda seçimi, bunların sağlığa tesiri, aşırı beslenmenin zararları veya yetersiz beslenme gibi konular önemli bir yer tutar.
 
Kur'ân'da adı geçen besin maddelerinin; Kur'ân gibi İlâhî, mu'ciz ve kıyamete kadar gelecek insanlara rehber olan bir kitapta zikredilmesinin hikmetleri olmalıdır. Yani bunlar maksatsız zikredilmiş olamazlar. Muhakkak bunların insanlara ziyade bir faydası olmalı ki, dünya üzerinde bulunan birçok sebze ve meyveden sadece bunlar zikredilmiştir. Tabii bu sözümüzle zikredilmeyen diğer gıda maddeleri ve meyveler faydasızdır da demek istemiyoruz. İşte biz bu makalemizde, Kur'ân'da adı geçen bu gıda maddeleri içinde sadece meyvelerin insan beslenmesindeki yeri ve tıbbî faydaları, şifâ yönleri üzerinde durmak istiyoruz. Fakat bununla birlikte, Kur'ân'da zikredilen bu besin maddelerinin zikrediliş sebebi ve hikmeti sadece bundan ibarettir de diyemeyiz. Çünkü bu meyvelerin birçok hikmeti olabilir. Bizim ele aldığımız husus, belki yüzlerce hikmetinden sadece biridir. En iyisini Allah bilir. 
 
Kur'ân'da zikredilen meyvelerin, iyi bir besin kaynağı ve bazı hastalıkların tedavisinde müessiriyetini bugünkü tıp da kabul etmektedir. Onun için bu makalede, Kur'ân'da zikredilen bu meyvelerin tıbbî faydaları hususunda bugünkü tıbbın ne dediği de imkân ölçüsünde verilecektir. Ayrıca bu meyvelerin terkibinde bulunan maddelerin neler olduğu hususu, işin ehli kimselerin eserlerinden aktarılacaktır.
 
Bu makaleyle muhterem okuyuculara, "Modern tıbbın uyguladığı tedavi usullerini bırakın, makalede anlatılacak Kur'ân'da zikredilen meyvelerle tedavi olun!" denmiyor. Makalenin gayesi, tedavide kullanılan ve faydası günümüzde de anlaşılmış olan bu maddeler üzerine eczacılarımızın eğilmesi, onlara dâir gerekli deneylerin yapılması, eczanelerde gerekli terbiye ve terkibi yapıldıktan sonra; onların merhem, macun, tablet, şurup veya damla olarak halka arz ve tavsiye edilmesidir. 
 
Tıbbî faydaları zikredilecek meyvelerin, herkes için ve her zaman faydalı olacağını söylemek de doğru olmaz. Çünkü her insanın mizacı, ilâcın (meyvenin) miktarı, kullanış tarzı, yaşadığı coğrafî bölge, hastadan hastaya farklı neticeler hâsıl edebilir. Tabipler şu hususta hemfikirdirler: "Aynı hastalığın ilâcı, yaş, zaman, âdet, önceki gıda, alışkanlığın tesiri ve tabiatının kuvvetine göre değişir." Onun için şu hastalık veya rahatsızlıklara faydalıdır dediğimiz bir meyvenin faydasını görmeyenler, bunu yukarıda söylediğimiz sebeplere bağlamalıdırlar. 
 
Günümüzde sentetik maddelerle hazırlanan bazı ilâçların yan tesirlerinden dolayı kullanımı terk edilirken, bunun yanında yan tesiri çok az bitki menşeli ilâçlara ilginin arttığı da bir gerçektir. Bu sebeple ilim ve teknolojide ileri ülkeler sanayilerinde nebatî menşeli hammadde kullanmaya başlamışlardır. Bu makalenin, işin meraklıları ve mütehassıslarına bu hususta bir fikir vereceği kanaatindeyiz. Bu mesele; hem Kur'ân-ı Kerîm'i iyi bilen, hem de beslenme ve tıp sahasında mütehassıs olan kimse veya kimseler tarafından müştereken yapılması gereken bir çalışmadır. Bu mütevazı çalışma, böyle bir teşvikte bulunma düşüncesiyle kaleme alınmıştır.
 
Şimdi, Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen meyvelere ve bunların faydalarına geçebiliriz.
 
1. Hurma
Hurma, Kur'ân-ı Kerîm'de, hurma ve hurma ağacı olarak 20 defa geçmektedir.
 
"Allah o su sayesinde sizin için ekinler, zeytinlikler, hurmalıklar, üzüm bağları ve çeşit çeşit meyveler yetiştirir. Elbette bunda düşünen kimseler için alınacak bir ders var!" (Nahl, 11). Hurma'nın zikredildiği diğer âyetler: Bakara, 266; Ra'd, 4; Meryem, 23, 25; En'âm, 99, 141; Rahmân, 11, 68; Nahl, 67; İsrâ, 91; Kehf, 32; Tâhâ, 71; Mü'minûn, 19; Şuarâ, 148; Yâsîn, 34; Kâf, 10; Kamer, 20; Hâkka, 7; Abese, 29.
 
Hurma ile alâkalı Hadîs-i Şerîfler:
"Acve1, Cennet meyvelerindendir. O, zehirlenmeye karşı şifadır." (Tirmizi, Tıp, 22) "Sabahleyin aç karına hurma yiyin, çünkü bağırsak kurtlarını öldürür." (Kenzu'l- Ummâl, X,26) 
Hurma, bedenî ve zihnî gelişmeyi sağlar. Besleyicidir, kansere karşı koruyucudur. Zihnî yorgunluğu giderir. Anne sütünün, bol ve besleyici olmasını sağlar. Yeni doğum yapan kadınların hurma yemesi tavsiye edilmiştir. Boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığının şikâyetlerini giderir. Kemik hastalıklarında faydalıdır.2
 
Hurma, meyveler içinde vücut için en gıdalısıdır. Aç karınla yemeğe devam edildiği zaman kurtları kurutur ve zayıflatır, azaltır veya öldürür.
 
Hurma şırası, mideye ağır gelir; fakat taze kan yapar. Hurmanın az yenilmesi şifa, çok yenilmesi ise gıdadır. Acve hurması zehirlenmeye, bilhassa soğuk mizaçlı zehirlere ve akrep sokmasına karşı faydalıdır.3
 
Bugün modern tıp, hurmanın insan vücudunun canlı ve sıhhatli kalabilmesi için çok önemli 10 çeşitten fazla elemente sahip olduğunu keşfetmiştir. Aynı zamanda hurmada organlara bol miktarda hareket ve ısı enerjisi kazandıran, hazmı ve özümlenmesi kolay şeker bulunmaktadır.4
 
Yine hurma, bütün temel vitamin ve proteinlere sahiptir. Ve bu yüzden modern tıp, bu meyveye "baş gıda" olarak bakmaktadır. Zîrâ bir insanın, muhtaç olduğu bütün elementleri ihtiva ettiği için sadece hurmayla yaşaması mümkündür.5
 
Bilindiği gibi bugün doktorlar, kadına doğum yaptığı gün hazmı kolay bir mâyi (sıvı) ile şekerli bir yiyecek verilmesini gerekli görürler. Bunun gayesi, annenin zayıf ve mecâlsiz vücuduna ve yorgun azalarına enerji ve canlılık kazandırmak ve yeni doğan bebek için gerekli sütü ifraz etmesi için, süt guddelerini harekete geçirmektir. Yeni doğan yavrunun tek gıdası olan sütün meydana gelmesi ve terkibindeki karbonhidratın artması için hurma, en harika tesiri göstermektedir. Ana sütünün bu terkibi ise, yeni doğan bebeğin hayatı ve vücudunun takviyesi için zarurî olmaktadır. Yüce Allah, Hz. Meryem'e doğum yaptığı gün hurma ve su ile gıdalanmasını emretmiştir: "Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine olgunlaşmış taze hurma dökülsün. Ye, iç, gözün aydın olsun!" (Meryem, 25-26)6
 
2. İncir
Kur'ân'da bir yerde geçmektedir: "İncire, zeytine, Sîna dağına ve şu emîn beldeye andolsun." (Tîn, 1-3). 
 
Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), incirin Cennet meyvelerinden olduğunu bildirerek onu şu mübarek sözleriyle methetmişlerdir: "İncir yiyin. Eğer Cennet'ten inen bir meyve söyleyecek olsaydım, bunun incir olduğunu söylerdim. Çünkü Cennet meyvelerinin çekirdeği olmaz. (Çekirdeksiz denmesinden hurma ve zeytin çekirdeği gibi yenilmeden atılan çekirdekler kastedilmektedir). İncir yiyin, çünkü o, basuru keser, eklem ağrılarını yok eder." (Kenz, 10, 44)
 
İncirin hem meyve hem de ilâç olduğu hakkında görüşler bulunmaktadır. İncirin latîf bir yiyecek olduğu, çabuk hazmedildiği ve midede fazla kalmadığı, balgamı azalttığı, ciğerleri temizlediği, mesane kumlarını önlediği, ciğer ve dalağın içindeki kan sinüslerini ve damarları açtığı, meyvelerin en güzeli ve en çok sevileni olduğu söylenmektedir. Aynı şekilde incirin ağız kokusunu gidermeye, saçı uzatmaya ve felci önlemeye vesile olduğu bildirilmiştir. İlâç olarak da bedendeki fazlalıkların dışarı atılması konusunda ondan faydalanılır.7
 
İncir posasının bağırsaklardaki toksin maddelerin atılması, kan kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalarında kan şekerinin ânî yükselmesinin önlenmesi gibi faydaları vardır. 
Son zamanlarda incirin anti kanserojen tesiri üzerinde de çalışmalar bulunmaktadır. Anti kanserojen tesir yapan maddenin incirdeki "benzaldehit"den ileri geldiği belirlenmiştir. Benzaldehit, 57 kanserli hasta üzerinde denenmiş, 19'unda tamamen, 10'unda kısmen iyileşme görülmüştür. 19 hastanın durumunun ise daha iyiye gittiği tespit edilmiştir.8
 
Ham incir sütünün, hâricen kullanıldığı takdirde siğillerin zamanla küçülmesinde hattâ kaybolmasında rol aldığı söylenmektedir.9
 
İncir; müzmin öksürük, bâsur hastalığı, mafsal ağrıları, boğaz, göğüs ve gırtlak sertliğine karşı faydalıdır. Karaciğer ve dalağın temizlenmesinde tesirlidir. Mideden balgam karışımının temizlenip atılmasında rol alır. Su ve süt içinde kaynatılıp içilirse, çiçek ve kızamık hastalıklarına karşı faydalıdır. İncir; soğuk ve sıcak havadan dolayı meydana gelen nezle için faydalı olduğu gibi, ağız ve dişeti yaraları için suyu gargara olarak da kullanılır.
 
İncir; hâmile ve emzikli kadınlar için ve kulunç, mafsal, nikriz (gut veya damla hastalığı. El, ayak başparmağı, diz ve dirseklerde şişkinlik meydana gelir. Ağrı da vardır) ağrıları ve felç hastalıklarına karşı faydalıdır.10
 
İncir, nekâhet devresinin kısalmasında, çıbanların olgunlaşmasında tesirlidir. Lapası, yanık ağrılarının kesilmesine vesile olur.11
 
3. Zeytin
a. Zeytin: Zeytin, Kur'ân'da altı defa geçmektedir: "İncire, zeytine, Sîna dağına ve şu emîn beldeye andolsun." (Tîn, 1-3), Zeytinin zikredildiği diğer âyetler: Nahl, 11; En'âm, 99, 141; Nûr, 35; Abese 29.
 
Zeytinin gövde kabukları ile yaprakları iştah açılmasına, ateş düşmesine, idrar sökülmesine ve ishalin önlenmesine vesiledir; ayrıca şeker hastalarında kan şekerinin düşmesinde tesirlidir. Zeytin yapraklarında tansiyon düşürmede rol alan maddeler mevcuttur. Çok yüksek olmayan tansiyonlu hastalarda kullanılabilir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Zeytin yaprağı mide için tahriş edici olduğundan yemeklerden sonra alınmalıdır. Hâricen ise ihtiva ettiği tanin sebebiyle hafif mikrop öldürücü bir tesiri olduğundan basit yaraların pansumanında kullanılır. Ayrıca basit 1. dereceden yanıkların tedavisinde kullanılabilir.12
 
b. Zeytinyağı: Kur'ân'da iki defa geçmektedir "Sina Dağı'ndan çıkan bir nebat da yetiştirdik ki, o ağaç hem yağ, hem de yiyenlere bir katık çıkarır." (Mü'minûn, 20). Bir de Nûr Sûresi 35. âyette geçmektedir.
 
Peygamber Efendimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) zeytinyağı ile alâkalı hadîsi: "Zeytinyağını yiyin ve onunla yağlanın. Çünkü o, bereketi bol ve mübarek bir ağacın meyvesinden çıkartılmaktadır." (Tirmizi, Etime 43; İbn Mace, Etime 34; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3, 497; Hâkim, Müstedrek, 2, 398)
 
Çeşitli hayvanî ve nebatî yağlarla, margarinler arasında kolesterol zaviyesinden yapılan bir mukayesede zeytinyağının onlardan farklı olarak kandaki kolesterol seviyesini azaltıcı tesirine şahit olunmuştur. Buna muhtevasındaki zengin doymamış yağ asitleri vesiledir. Dolayısıyla kalb ve damar rahatsızlıklarından şikâyetçi olanların başvurabilecekleri yegâne yağdır. 
 
Zeytinyağının içerisinde diğer yağlarda bulunmayan daha çok sayıda bileşikler mevcuttur; bu bileşiklerin tansiyon düşürücü, şifa, natürel antibiyotik ve sindirime olumlu tesirinin yanında antikanserojenik tesirlerinden de bahsedilmektedir.13
 
Zeytinyağı, İlâhî mesajın haber verdiği gibi hakikaten pek harikadır. Bozulmadan uzun müddet kalabildiği gibi temizlik ve aydınlanma işlerinden ilâç yapımına kadar geniş bir istifade sahasını doldurmaktadır.14
 
Bazı âyetlerde zeytin ağacı ve zeytinden söz edilmiş, bazılarında özellikle onun meyvesini yiyenler için, yağlı ve yemek (katık) olarak görülmüştür. (Mü'minun, 20). Buradan hareketle Peygamberimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) asrında zeytinyağının önemli bir gıda maddesi olduğu söylenebilir.15
 
Zengin besleyici maddeler ve vitaminler ihtiva eden ve Kudret mucizesi olarak adlandırılan zeytinyağı, katı ve sıvı yağlar arasında en kolay hazmedilenidir. Zeytinyağı, kalb-damar hastalıklarının yanında çocukların beyninin gelişmesinde, kemiklerinin güçlenmesinde, midenin ülsere karşı korumasında da tesirlidir; ayrıca bir vitamin deposudur ve hücrelerin yenilenmesinde ve yaşlanmanın geciktirilmesinde rol alır. 
 
Zeytinyağı, A, D, E ve K vitaminleri ihtiva ettiğinden çocuklar için vazgeçilmez besin kaynağıdır. Zeytinyağı ister soğuk, isterse de sıcak tüketilsin gastrit asitini azaltır. Safra kesesinin görevini tam olarak yapmasına vesile olur ve yağlar içinde bağırsaklar tarafından en iyi emilen yağdır. Kandaki zararlı maddelerin süratle temizlenmesine vesile olan bir yapıya sahip olduğundan, karaciğerin daha düzenli ve sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Rejim için zeytinyağı çok idealdir. Sarılıkta faydalıdır. Eczacılıkta bazı ilaçları hazırlamakta kullanılır.16
 
Zeytin aynı zamanda önemli bir panzehirdir. Dolayısıyla saçların dökülmesini önlemede tesirlidir.17 Bugün güzellik mütehassısları, tabiî ve asitsiz zeytinyağının saç diplerine sürüldüğünde saçların pırıl pırıl ve eskisinden daha kuvvetli olmasına vesile olduğunu söylemektedir. Sürülen yağ, cildi beslemektedir. Araştırmalar, bu yağın düzenli kullanılması hâlinde, derinin deformasyona uğramasının engellendiğini, zeytinyağında bulunan E vitamini sayesinde hücreden kemiklere, beyinden deriye kadar insan vücudunun yaşlanmaya karşı korunduğunu göstermiştir.
 
Zeytinyağı, kanda bulunan zararlı kolesterol miktarının düşmesinde rol alır, bu da kalb krizi riskinin düşmesine vesile olur. Batı ülkelerinde çok rağbet görmesinin en büyük sebebi kalb sağlığıdır.18 Zeytinyağı dışkıyı yumuşatarak müshil tesiri gösterir.19 Ayrıca safra söktürücü tesirlere de sahiptir. Sabun sanayisinde geniş ölçekte kullanılır.20
 
4. Üzüm
Üzüm, Kur'ân'da 11 defa geçmektedir: "Gökten su indiren O'dur. Sonra Biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz, ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler, başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz..." (En'âm, 99). Kur'ân'da üzümün zikredildiği âyetlerin bazıları da şunlardır: Bakara, 266; Ra'd, 4; Kehf, 32; Yâsîn, 34; Nahl, 11, 67; İsrâ, 91; Mü'minûn, 19; Nebe', 32; Abese, 28.
 
Üzümden, ilk ortaya çıkan filizlerinden, son hâline kadar faydalanılır. Filizinden ilk zamanlarda incecik yeşil iplikler çıkar ki, bunların ekşimtırak bir tadı vardır; bundan yemek yapmak da mümkün olur. Sonra koruk çıkar ki, bu da gerek hastalar ve gerek sağlamlar için hoş bir yiyecektir. Bundan, safra hastalarına faydalı şuruplar da yapılır. Yemeklere konacak ekşi de kaynatılır ki, bu, ekşili kaynatılmışların en lezzetlilerindendir. Tam üzüm olunca da yemişlerin en tatlısıdır. Yaş üzümü askıya asarak saklamak da mümkün olabilir. Ve bu gerçekten biriktirilip saklanan yemişlerin en tatlısıdır. Üzümden, kuru üzüm, pekmez, pestil, sirke elde edilir. 
 
Üzümün çekirdeği de faydalıdır. Doktorlar bundan birtakım terkipler yaparlar ki, bunların zayıf mideler için çok büyük faydaları olur. (Doktorlar da üzüm çekirdeklerinin çiğneyip ezerek yemek şartıyla faydalarının çok büyük olduğunu beyan etmektedirler). Hâsılı üzüm "yemişlerin sultanı" denmesine değer bir meyvedir.21
 
Üzüm, tıbbî faydaları çok kuvvetli bir gıdadır. Üzüm ayrıca idrar artırıcı, yatıştırıcıdır; müshil tesiri de gösterir. Üzüm büyük bir enerji kaynağıdır. Araba için benzin ne ise insan hareketinde de enerji odur. Üzüm, kalorisi yüksek olan bir gıdadır. Bu cihetle üzüm insana canlılık, zindelik verir. Bedenî ve zihnî gücün artmasında tesirlidir. Kan yapımında rol alır. Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasına vesile olur. Yüksek tansiyonun düşmesinde rol alır. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında faydalıdır. Kabızlığın giderilmesinde, kalbin kuvvetlenmesinde, kanın temizlenmesinde tesirlidir. Hamilelerin mide bulantısını önlemeye vesiledir. Cilt temizliğini sağlar. Nekahet devresinin kolayca atlatılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.22
 
Üzümde C vitamini vardır. Bu vitamin, bir binanın yapıtaşları arasına konan harca benzetilmiştir. C vitamini eksikliklerinde eklemlerde küçük kanamalar olur. Bundan başka ciltte solgunluk, umumi dermansızlık, sinirlilik görülür. Üzümün yorgunluğa iyi gelmesi, kalorisinin yanı sıra, içindeki C vitaminindendir. Zindeliğe vesile olan başka bir madde de üzümdeki A vitaminidir. Sinirliliğin giderilmesinde C vitamininin rolü vardır, bunun yanında üzümde bulunan B1 ve B6 vitamininin yanısıra kalsiyum ve fosforun da bu hususta tesirleri vardır. Üzüm yiyenlerde (vitaminler sayesinde) solgunluk olmayacaktır. Bunun yanında C vitamini sayesinde kanama odakları bulunmayacak, A ve C vitaminleri sayesinde mikrobik hastalıklara ve bunların vücutta yapacağı menfî görüntülere rastlanmayacaktır. 23 
 
5. Nar
Nar, Kur'ân'da üç yerde geçer: "Gökten su indiren O'dur. Sonra Biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz, ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler, başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz…" (En'âm, 99). Kur'ân'da nar ile ilgili diğer âyetler de şunlardır: En'âm, 141; Rahmân, 68.
Nar hakkında Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurmuşlardır: "Narı içindeki zarı ile beraber yiyiniz, çünkü mideyi temizler."24
 
Nar meyvesi kabuğu, çiçekleri ve nar suyu kabız yapma özelliği sebebiyle ishale karşı kullanılır.25 Nar suyunun idrar arttırıcı ve vücuda ve kalbe kuvvet verici tesirleri vardır. Zayıflara faydalıdır. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.26 
 
6. Kiraz
Kiraz, Kur'ân'da bir yerde geçer: "Ashab-ı yemin ki ne ashab-ı yemin! Ne mutludur onlar! Dalbastı kirazlar,27 dolgun salkımlı muzlar, yayılmış gölgeler... Şırıl şırıl akan sular... Tükenmeyen, eksilmeyen, hiçbir surette esirgenmeyen birçok meyveler içindedirler." (Vâkıa, 28-33).
 
Kirazın meyvesi, meyve sapları, çiçekleri ve gövde kabuklarından faydalanılır. Meyveler gıda olarak tüketilmekte, diğer kısımlar ise kurutularak ilâç yapımına hazır hâle getirilmektedir. Kiraz sapları atılmamalı, kurutulup saklanmalı. Bunlar çay gibi demlendirilip içildiğinde, idrar söktürücü ve bedeni toksinlerden kurtarıcı tesire sahiptir. Meyvelerde şekerler, elma ve limon asidi, A ve C vitaminleri, saplar ve gövde kabuklarında ise tanin ile potasyum tuzları vardır. Meyveleri lezzetli bir gıdadır ve aynı zamanda idrar söktürür, böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur.28 Kanın temizlenmesine yardım eder, nıkris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir; safra akışının normale dönmesine, sinirlerin kuvvetlenmesine, vücut direncinin artmasına, sivilcelerin önlenmesine ve susuzluğun giderilmesine vesiledir.
 
Ağaç kabukları ateş düşürücü ve kabız yapıcı bir tesire sahiptir. Çiçekleri, göğsün yumuşamasında ve öksürüğün giderilmesinde tesirlidir. Yaprakları müshildir.29
 
7. Muz 
Muz, Kur'ân'da sadece bir yerde geçer: "Ashab-ı yemin ki ne ashab-ı yemin! Ne mutludur onlar! Dalbastı kirazlar, dolgun salkımlı muzlar, yayılmış gölgeler... Şırıl şırıl akan sular... Tükenmeyen, eksilmeyen, hiçbir surette esirgenmeyen birçok meyveler içindedirler." (Vâkıa, 28-33).
 
Talh-i mendûd, meyvesi aşağıdan yukarı istifli, sıvama muz demektir. Talh, müfessirlerin çoğuna göre muz ağacıdır. Mendûd da "tarak gibi birbirinin üzerine dizilmiş" mânâsındadır.30 Bazıları muz olmadığını söylemiştir. Bunun dünya muzuna benzer, meyvesi baldan tatlı bir ağaç olduğu zikredilmiştir. Daha başka türlü mânâ verenler de vardır.31
 
Muz, vücudun ihtiyacı olan bütün maddeleri karşılar. Kemiklerin gelişmesine, nekâhet devresinin kısalmasına vesiledir. Sinir zaafiyeti ve yorgunluğun giderilmesinde bazı tesirleri vardır. Böbrek ve mafsal iltihabında, bağırsak hastalıklarında faydalıdır. Müzmin kabızlık çekenler fazla yememelidir.32 Muz olgunlaşınca içindeki nişasta şekere dönüşür ve diğer değerli maddelerle birlikte çabucak kana karışır. Olgun bir muz 1 saat 45 dakikada sindirilir. Muz, midede yeni koruyucu hücreler oluşmasına, ülserin ilerleyişinin durmasına ve iyileşmesine vesile olur.33
 

Netice

Kur'ân-ı Kerîm, çeşitli ilim ve bilgilerle dolu bir denizdir. Bu denizin incilerini elde etmek isteyen kimsenin, onun derinliklerine dalması gerekir. Şimdiye kadar ilim adamlarının yazdıklarının ve kütüphanelerde bulunan, Allah'ın bu yüce kitabına hizmet maksadıyla meydana getirilen büyük ve nefis kitapların çok olmasına rağmen, Kur'ân, enteresan bilgilerle; inci ve mücevherlerle dolu olarak kalmakta ve zaman zaman bunları bize açmaktadır. O, akılları ve fikirleri hayrete düşürecek şeylerle, İlâhî nurlarla, kudsî feyizlerle, nuranî hediyelerle, insanlığı bedbaht hayattan ve onun yakıcı ateşinden kurtarmaya kefil olacak şeylerle doludur.
 
Peygamber Efendimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) ifadesiyle; "Onda öncekilerin haberleri gibi, sonra geleceklerin de haberleri mevcuttur. Aranızda çıkacak meselelerin (ihtilafların) hükmü de vardır... Bir de onun bedî (orijinal) mânâları tükenmez, çok tekrarlanmakla eskimez..."34 Yani o tükenmez bir hazinedir. Onun için her asırda Kur'ân'ın yüzlerce tefsirini yazan değerli âlimler, Kur'ân'ın değişik yönlerini ele alıp tefsir etmişler, Müslümanlar da bunlardan istifade etmişler ve etmektedirler. İnşâallah kıyamete kadar da "Bedî (orijinal) mânâları tükenmez." hükmünce, Kur'ân'ın değişik yönleri ele alınıp tefsir edilecek, kapalı çok yönleri gün yüzüne peyderpey çıkacaktır.
 
Kaynak: Prof. Dr. Davut Aydüz / YENİ ÜMİT



Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer DİYANET Haberleri

Başlık Tarih
 
Korutürk kabri başında anıldı 13 Ekim 2017
Dunyanin en eski camilerin Fotoğraflari ve Hüsnü hat Sergisinin açılışını yapıldı02 Ekim 2017
Şanlıurfa İl Müftülüğü'nden Mevlid-i Şerif 02 Ekim 2017
İlçe Müftüler toplantısı İl Müftülüğünde yapıldı27 Eylül 2017
ŞEHİT ARDA ŞEN İÇİN MEVLİD OKUTULDU26 Eylül 2017
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ı ziyaret etti 21 Eylül 2017
ŞANLIURFA VALİSİ SAYIN ABDULLAH ERİN’İN KURBAN BAYRAMI MESAJI31 Ağustos 2017
Şanlıurfa Harran 2017 Kurban Bayramı Namazı saati ve vakti31 Ağustos 2017
Bayram Namazı Nasıl Kılınır?25 Haziran 2017
Umre yapan Gençler Şanlıurfa’ya Döndu13 Haziran 2017
Şanlıurfa il Müftülüğü İstanbul'un Fethi'nin 564. yıl dönümü dolayısıyla bir fetih programı düzenledi.31 Mayıs 2017
Peygamberler Şehrinde Regaib Kandili31 Mart 2017
ULUSLARARASI İSLAM BİLGELERİ ZİRVESİNDE İKİNCİ GÜN04 Mart 2017
Din İşleri Kurul Üyesi Erul Şanlıurfa’da06 Aralık 2016
BAŞKAN TURMUŞ’TAN BAYRAM MESAJI11 Eylül 2016
Milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi'nde11 Eylül 2016
Harran’lı Vatandaşlar İlk Kez Sakalı Şerif-i Ziyaret Ettiler20 Nisan 2016
Harran köy okulunda kutlu doğum etkinliği19 Nisan 2016
Harran’da İmam Hatip Okulları Platformu Yapıldı.09 Mart 2016
Harran Müftülüğü Hazreti Yakup Külliyesinin konferans salonu Törenle Açıldı16 Şubat 2016
Mehmet Görmez, Sultanahmet Camisi'nde hutbe okudu15 Ocak 2016
Mehmet Görmez Suudi Arabistan'da konuştu03 Ocak 2016
Adana'da 16 Alim icazet aldı11 Aralık 2015
HARRAN’DA CUMA NAMAZI ÇIKIŞINDA 3 BİN KİŞİYE AŞURE İKRAMI 30 Ekim 2015
Meclis Üyesi Ardan'ın Mesajı 23 Eylül 2015
CAMİ İMAMI ŞEHİDE ŞİİR YAZI 20 Ağustos 2015
HARRAN’DA RAMAZAN BAYRAM KUTLAMALARI17 Temmuz 2015
Kıyame Suresi05 Temmuz 2015
Sadaka-i fıtır ve Kul hakları‏05 Temmuz 2015
URFA BELEDİYESİ’NDEN HARRAN'DA İLAHİ KONSERİ22 Haziran 2015
Bu yıl da orucu yasakladı18 Haziran 2015
ABDULHEKİM ÖZ'DEN NASİHATLAR17 Haziran 2015
Harran İlçe Müftüsü Abdulhekim Öz'ün Berat Gecesi Mesajı:01 Haziran 2015
Mehmet Özyavuz Kuran kursu ve külliyesi hizmete açıldı. 22 Mayıs 2015
RECAİ HAZAR’DAN“MİRAÇ KANDİLİ” MESAJI15 Mayıs 2015
HARRAN MEDRESESİNE KAVUSUYOR26 Nisan 2015
HARRAN’DA BİN SURİYELİ AİLEYE YARDIM YAPILDI16 Nisan 2015
İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KARANFİL DAĞITTI14 Nisan 2015
Müftü Açık, Bu Kez Balıklıgöl'e Aracıyla Girdi25 Mart 2015
BEŞİR DERNEĞİNDEN 3000 KİŞİYE AŞURE İKRAMI 15 Kasım 2014
“Üyelerimizin sürekli yanında olacağız”11 Kasım 2014
BEŞİR DERNEĞİ YARDIMLARI DEVAM EDİYOR.06 Eylül 2014
Trabzon’dan Şanlurfa’ya Gelden Fatih Polat Türkiye Birincisi oldu.17 Ağustos 2014
CEVAT HOCA, VAAZ VERDİ05 Ağustos 2014
İbrahim Özyavuz, Ramazan Bayramı nedeniyle bir açıklama yaptı.27 Temmuz 2014
23. Dönem Şanlıurfa Milletvekili Çağla Aktemur’un Ramazan Bayramı Mesajı27 Temmuz 2014
Harran Dedaş Şube Şefi Recai Hazar’ın Bayram Mesajı27 Temmuz 2014
Şanlıurfa İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Boğa’nın Ramazan Bayramı Mesajı27 Temmuz 2014
AYŞE YALÇINTAŞ’IN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI 27 Temmuz 2014
Arefe günü nasıl ibadet etmeli?26 Temmuz 2014
Kadir Gecesi’nde camiler doldu taştı23 Temmuz 2014
23. Dönem Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Aktemur, Kadir Gecesi nedeniyle bir mesaj yayınladı.23 Temmuz 2014
Mhp Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Özyavuz'un Kadir Gecesi Mesajı23 Temmuz 2014
KADİR GECESİ KUTLAMA MESAJLARI 23 Temmuz 2014
Kadir Gecesi Samimiyet İster‏22 Temmuz 2014
Sahurda Hangi Dualar Okunur10 Temmuz 2014
MHP Şanlıurfa İl Başkanlığı iftar çadırında vatandaşları ağırlıyor09 Temmuz 2014
Fitre Miktarları Belli Oldu07 Temmuz 2014
FATMA ANAMIZ'IN ÇEYİZİ07 Temmuz 2014
Teravih namazı ve sağlığımız 27 Haziran 2014
Harranlılar ilk gün tam 17 saat 38 dakika oruç tutacak.26 Haziran 2014
Ramazan-ı Şerif ve Sabır23 Haziran 2014
23. DÖNEM MİLLETVEKİLİ ÇAĞLA AKTEMUR'UN MESAJI 12 Haziran 2014
Ey Yüce Türk İslam alemi!12 Haziran 2014
Berat gecesi ve Jandarmanın kuruluş yıldönümü11 Haziran 2014
''HAYATİ HARRANİ'Yİ TANIMA VE ANLAMA'' ETKİNLİĞİ30 Mayıs 2014
sabır ve dedikodu psikolojisi30 Mayıs 2014
HATİPOĞLU İZDİHAMI27 Mayıs 2014
KÖŞE YAZARIMIZ İZZETTİN OKKALI’NIN SON YAZISI25 Mayıs 2014
Erdoğan şehidinin evinde Kur'an-ı Kerim okudu25 Mayıs 2014
ÇAĞLA AKTEMUR’UN MİRAÇ KANDİLİ MESAJI25 Mayıs 2014
Köşe Yazarımız Numan Aladağ'ın Yazısı25 Mayıs 2014
ÇAĞLA AKTEMUR'UN MESAJI 15 Nisan 2014
KUTLU DOĞUM ZİYARETİ 14 Nisan 2014
HARRAN CAMİİ İNŞAATI YARDIM BEKLİYOR 10 Mart 2014
Medyen Kavmi Neden Helak Oldu?10 Şubat 2014
Ataşelik ve Müşavirlik Seminerine katılan Harran Müftüsü döndü.15 Ocak 2014
Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun12 Ocak 2014
HARRAN'DA CUMA NAMAZI ÇIKIŞI 2000 KİŞİYE AŞURE 23 Kasım 2013
Harran'da ikinci büyük camii yapılacak!29 Ekim 2013
AKILLI 'YA Hergün Bayram !13 Ekim 2013
Parapara Köyü Kur'an Kursu Hizmete Açıldı. 06 Ekim 2013
Urfa'da Hz. İbrahim'i Konuşmak05 Ekim 2013
İlk Hac Kafilesi Yarın Kutsal Topraklara Gidiyor11 Eylül 2013
Harran Müftülüğüne Bağlı Kur'an Kursları Meyvelerini Vermeye Başladı06 Eylül 2013
Kadir Gecesi’nde camiler doldu taştı04 Ağustos 2013
SAİT ARDAN'IN KUTLAMA MESAJI03 Ağustos 2013
ÇAĞLA ÖZYAVUZ'UN KADİR GECESİ MESAJI03 Ağustos 2013
Diyanet'ten Hacı Adaylarını Yasa Boğan Kura 24 Temmuz 2013
Orucu bozan ve bozmayan durumlar18 Temmuz 2013
Sünnetleri terk etmeyin!18 Temmuz 2013
Hatipoğlu, İranlı Din Adamına Cevap Verdi15 Temmuz 2013
Peygamberimizi Ağlatan O Olay...14 Temmuz 2013
En Güzel ‘Ezan’ Şanlıurfa’da Okunacak12 Temmuz 2013
2. Hac Kuraları İçin Tarih Belli Oldu12 Temmuz 2013
Mahmut Özyavuz'un Ramazan Ayı Mesajı09 Temmuz 2013
ÇAĞLA ÖZYAVUZ’DAN RAMAZAN MESAJI08 Temmuz 2013
İlk Teravih Ve İlk Sahur Bu Gece08 Temmuz 2013
HACI ADAYLARINA ŞOK!18 Haziran 2013
Cuma hutbesi: Anız yakmak haramdır12 Haziran 2013
TÜRKİYE DÖRDÜNCÜSÜ HARRAN'DAN 30 Mayıs 2013
HARRAN DİYANET-SEN 'DEN BÜYÜK DAVET22 Mayıs 2013
Regaip Kandilinde Camiler Dolup Taştı17 Mayıs 2013
ÜÇ AYLAR VE İLK KANDİL GECESİNİN(REGAİB) FAZİLETİ11 Mayıs 2013
Çadır Kent’te Kuran-ı En Güzel Okuma11 Mayıs 2013
PEYGAMBERİMİZİN OKUDUĞU ÖZEL DUA10 Mayıs 2013
KUTLU DOĞUM HAFTASININ ARDINDAN28 Nisan 2013
HARRAN’DA KUTLU DOĞUM ETKİNLİĞİNDE ORKESTRA EŞLİĞİNDE İLAHİLER SÖYLENDİ 19 Nisan 2013
Kur'an Ziyafeti ve Hatim Duasına Davet17 Nisan 2013
HAFIZLIK BÖLGE YARIŞMASI BİRİNCİSİ HARRAN’DAN 15 Nisan 2013
Yüz Binler Hac Yolunda27 Mart 2013
HAFIZLIK YARIŞMASI İL BİRİNCİSİ HARRANDAN25 Mart 2013
DİYANET-SEN TURKİYE BULUŞMASI22 Mart 2013
GELECEĞİN İMAMLARI 18 Mart 2013
DİYANET-SEN DEN YEMEKLİ İSTİŞARE TOPLANTISI12 Mart 2013
Harran ‘da Kur’an Kurslarının Sayısı Artıyor.28 Şubat 2013
Yardımlaşma geleceğimizdir.19 Şubat 2013
STAJER İMAMLARA YEMEK 14 Şubat 2013
Hac kayıtları başladı04 Şubat 2013
Mevlit Kandili'nde camiler doldu taştı24 Ocak 2013
Harran İlçe Müftüsü Sebahattin TURAN’ın Mevlid Kandili Mesajı.23 Ocak 2013
Diyanet- Sen, Aksan’la devam dedi. 08 Ocak 2013
Seminer Harran İlçe Müftüsü Sebahattin TURAN'ın Kur'an tilavetiyle Başladı.29 Aralık 2012
Hz. Mevlana ve Şair Yusuf Nabi Anıldı27 Aralık 2012
Harran Merkez ve köylerde Kur'an Kursları Açıldı16 Kasım 2012
İlk Hacı Kafilesi Yurda Döndü31 Ekim 2012
Müslümanlar, Bayram Namazında Camileri 25 Ekim 2012
Kabe’de Gözyaşları Yağmura Karıştı (VİDEO)22 Ekim 2012
İl İl Bayram Namazı Saatleri22 Ekim 2012
Hacılar Habur’da Bekletiliyor19 Ekim 2012
Kurbanlarınız Yoksulların Bayramı Olsun18 Ekim 2012
Hayat Bin Kays El Harrani (1185 )17 Ekim 2012
Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'den Önemli Tavsiye16 Ekim 2012
Abdüssamed’ten Etkileyici Tilavet28 Eylül 2012
7590 kişi din değiştirip Müslüman oldu16 Eylül 2012
AK PARTİ İLÇE BAŞKANINDAN KANDİL MESAJI14 Ağustos 2012
MÜFTÜLÜĞÜ KİMSE GÖRMÜYOR MU?09 Ağustos 2012
Mevlevihane Camii İnşaatı30 Temmuz 2012
Ak Parti’den Hayati Harrani’de İftar27 Temmuz 2012
Dünyanın Merkezi Kâbe25 Temmuz 2012
Ne diyet ne de ziyafet, oruç bir ibadet18 Temmuz 2012
Davacı imam kazandı KANDİLDE MESAJ HAKKI İÇİN DAVA17 Temmuz 2012
Bu Gece Kurtuluş Gecesi04 Temmuz 2012
İlçe Başkanı Özyavuz Berat Kandili dolayısıyla bir mesaj yayınladı.04 Temmuz 2012
2012 Fitre Miktarları Belirlendi30 Haziran 2012
AK PARTİ HARRAN İLÇE BAŞKANI MAHMUT ÖZYAVUZ'UN MESAJI 16 Haziran 2012
MÜBAREK 3 AYLARI NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ ? 12 Haziran 2012
HARRANİ HAZRETLERİNDE CUMA GÜNLERİ ZİKİR VE ÇORBA01 Haziran 2012
Hac Kuraları Yarın Çekiliyor28 Mayıs 2012
Özyavuz'un Kutlama Mesajı 24 Mayıs 2012
Üç Aylar Bugün Başladı22 Mayıs 2012
DİN GÖREVLİLERİ HARRAN’DA 20 Mayıs 2012
Bediüzzaman Urfa’da Anıldı29 Nisan 2012
Kutlu Doğum Haftası Etkinliklerinde Kardeşlik Anlatıldı 17 Nisan 2012
VİCDANLAR ALLAH DEDİ16 Nisan 2012
Harran’da Kur’an Ziyafeti07 Nisan 2012
KURAN ZİYAFETİNE DAVET03 Nisan 2012
Camide Zazaca ve Kürtçe Vaaz Dönemi26 Mart 2012
2012 Yılı Hac Kayıtları Başlıyor24 Mart 2012
Vakıflar Göreve23 Mart 2012
BARIŞ, ALLAH’IN EN BÜYÜK LÜTUFLARINDANDIR18 Mart 2012
Abdullah Akkurt’un Kaleminden 15 Mart 2012
Kur’an-ı Kerim’i Anlamak İçin Ne Yapmak Gerekir?14 Mart 2012
GÖNÜLDEN BÝR SES...20 Ağustos 2011
20 bin kiþilik cami cemaatsiz kaldý01 Ağustos 2011
Görmez: Sigara kokan imam istemiyorum27 Temmuz 2011
Fitre Miktarý Belirlendi11 Temmuz 2011

Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
16 NİSAN'DA KARARINIZ NE OLACAK?

EVET
HAYIR
OY KULLANMAYACAĞIM
KARARSIZIM

Sonuçlar
En Çok Okunan
Sayfalar
Video Galeri
En Çok Yorumlanan
Foto Galeri
Radyo

Takvim
Bugünkü Gazeteler
Facebook Beğen

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Anasayfa | Sohbet Odasi
CH